Kimden gelirse gelsin bu kör terörü kınıyoruz. Ölenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara şifa diliyoruz.
Bu saldırılar işçi ve emekçilerin çıkarına değil. Ülkenin pek çok yerinde çok sayıda patlama oldu ve pek çok can kaybı yaşandı. En son İstanbul’da iki saldırı ve İzmir’de bir saldırı yaşadık. Neredeyse her hafta ciddi bir saldırı ile karşı karşıya kalıyoruz. Hükümet kendi sorumluluğunu üzerinden atıyor. Önlemekle sorumlu olan Hükümettir. Saldırıları önleyemeyen hükümet istifa etmelidir.
Her bombalı saldırı ve her katliam aynı zamanda demokrasi ve özgürlükler mücadelesini baltalıyor. Ortadoğu’da girilen bataklığın, ‘kan’ ve ‘şehitler’ üzerinden yürütülen başkanlık tartışmalarının sonuçlarını yaşıyoruz. Katliam ve ölümlerle korku ile yönetilen bir ülke kuruluyor adım adım. Bu politikaların işçi sınıfı ve emekçilere ölüm, acı, gözyaşı, yoksulluk, hak gaspı dışında verebileceği bir şey yoktur.
Bu tür saldırıları asıl olarak engelleyecek güç işçi ve emekçilerin birlikte mücadelesidir. Çözüm savaş politikalarında değildir.
İnsanca bir yaşam, demokratik, özgür ve laik bir ülke için işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler birlikte mücadele etmelidir.
Tüm emek ve demokrasi güçleri, siyasal dinamikler laik ve özgür demokratik Türkiye mücadelesinde birleşmelidir. Tek seçenek budur.
Emek Partisi İzmir İl Başkanı Cabbar Demirci
