İstibdat döneminde basına uygulanan sansürün kaldırılmasının üzerinden 109 yıl geçmesine rağmen basın bugün de ağır bir kuşatma altında. Geçen yıl darbe girişiminden hemen sonra ilan edilen OHAL fırsat bilinerek bu kuşatma giderek daraltılmıştır. OHAL ilanının hemen arkasından çok sayıda gazete, televizyon, haber ajansı ve internet haber siteleri kapatılmış, 160’ı aşkın gazeteci tutuklanmış ve birçok gazeteci hakkında da soruşturma açılmış durumdadır. Bu bir yıllık süre zarfında işsiz kalan gazeteci sayısı ise binlercedir.
Cezaevinde tutulan gazeteciler hakkında hazırlanan iddianameler mesnetsiz, kanıtsız ve hukuki bir yargılamanın gerektirdiği içerikten yoksun durumdadır. Bu durum şu anda yaşadığımız basın davalarının büyük bir çoğunluğunun doğrudan doğruya siyasi iktidarın güncel çıkarları doğrultusunda açıldığının göstergesidir. Böylece iktidar habere ve gerçeğe ulaşımı engellemek suretiyle halkı istediği gibi yönlendirebilecektir.
Giderek tekelleşen basın aynı zamanda tek seslileşmeye zorlanmıştır. Basın yayın organlarına müdahaleler, istenmeyen köşe yazarı, sunucu ve muhabirlerin işten uzaklaştırılması artık sıradanlaşmıştır. Basındaki yozlaşmanın boyutu o kadar derinleşmiştir ki hükümet yanlısı gazetelerde çalışan kimi yazarlar meslektaşlarını ihbar eder hale gelmiştir.
Cumhuriyet Gazetesi’nin yazarları ve yöneticileri bu Basın Bayramı’nda, aylarca süren tutukluluklarının ardından ilk kez mahkemeye çıkıyorlar. Onların bir an önce serbest bırakılmasını ve asılsız iddialara dayalı suçlanmalarına son verilmesini istiyoruz.
Basın emekçilerinin üzerinde uygulanan baskı ve sansür 1908’de anayasal bir yönetim isteyen halkın mücadelesi sonucunda geriletilmişti. O zaman olduğu gibi bugün de basına yönelik sansür ve baskı uygulamaları, gazetecilere yönelik tutuklama ve yargılama tehditleri, hapishane korkuluğu en çok da halkın haber alma ve gerçeklere ulaşma hakkına yönelik bir saldırıdır. Bu temel insan hakkının fütursuzca çiğnenmesine seyirci kalmıyoruz, kalmayacağız.
Bütün basının terbiye edilmeye çalışıldığı, gazetecilerin siyasi iktidara kul köle olmaya zorlandığı bu süreç basın mensuplarının, emekçilerin ve demokrasi güçlerinin mücadelesiyle atlatılacak; yasaklar püskürtülecektir.
Basın Bayramı bütün gazetecilere ve onlarsız dünyada ve ülkede ne olup bittiğinden haberdar olamayacak emekçilere kutlu olsun. 109 yıl önce mutlak monarşi sansürü kaldırmak zorunda kalmıştı. O zaman başaran halk, yasakları bir kez daha kaldıracaktır.
Emek Partisi
Genel Merkez
