Sao Paulo; sıradan bir gemi değil, sökülürken bile ölüm saçan savaş gemisidir

Sao Paulo; sıradan bir gemi değil, sökülürken bile ölüm saçan savaş gemisidir

Brezilya Donanmasından söküm için İzmir’e gönderilen Sao Paulo savaş gemisi Fransız donanmasında Clemenceau savaş gemisinin ikizi olarak üretilen ve Foch R 99 adıyla 40 yıl savaş ve nükleer denemelere katılmıştır. Brezilya’ya satışıyla birlikte Sau Paulo adını alan savaş gemisi toplam 62 yıl nükleer- askeri savaş uçağı gemisi olarak çalışmıştır. Asbest başta olmak üzere barındırdığı ağır metal ve radyoaktif atıkların insan sağlığı, su ve toprağa vereceği zarar nedeniyle ülkemiz sınırlarına girişi engellenmelidir.

Çevre ve şehircilik bakanı Murat Kurum, Sau Paulo savaş gemisinde 9 ton asbest olduğunu söyleyerek tehlikeyi gizlemeye çalışmaktadır. Oysa ki; çevre örgütleri ve uzmanlar Sau Paulo savaş gemisinde neredeyse 600 ile 900 ton arası asbest olabileceği konusunda uyarmaktadır. Sao Paulo savaş gemisinin aynı özelliklerine sahip olan ve (Basel sözleşmesi nedeniyle AB dışına çıkarılamadığı için) İngiltere’de sökülmek zorunda kalınan ikizi Clemenceau savaş gemisinin sökümü sonucu 765 tonu asbest olmak üzere toplam 1300 ton tehlikeli atık çıktığı bilinmektedir. 

2010 yılından bu yana asbest kullanımının tamamen yasak olduğu ülkemizde başta gemiler olmak üzere kullanım alanlarında söküm, bakım ve onarımının yapılması kabul edilemez. Sau Paulo savaş gemisi, boyasında kullanılan tonlarca kurşunun yanı sıra sadece asbest değil içerdiği pek çok tehlikeli atık nedeniyle de ülkemize girişine izin verilmemelidir.

Ülkemiz kapitalist emperyalist ülkelerin çöplüğü haline getirilmek istenmektedir.

Bir yanda başta İngiltere olmak üzere Avrupa’dan ithal edilen atık plastikler diğer yanda gemi sökümü ve ithalat yoluyla getirilen hurda metaller. Başta Adana ve Mersin olmak üzere Doğu Akdeniz, Avrupa’nın kurtulmaya çalıştığı atık plastik ithalatıyla kirletilirken İzmir başta olmak üzere Ege bölgesi de gemi sökümünden çıkan asbest, kurşun vb ağır metallerin yanı sıra radyoaktif atıklarla kirletilmektedir. Gaziemir’deki radyoaktif atıkların yarattığı kirlilik hala devam ederken ve etrafına zehir saçarken, gemi söküm tersanelerinde yapılan sökümler nedeniyle ortaya çıkan asbest ve ağır metaller de Ege sahillerini, suyumuzu toprağımızı ve başta tersane işçileri olmak üzere halkımızın sağlığını tehdit etmektedir.

Bergama’dan Efemçukuru’na, Uşak Eşme’den Kazdağları’na, Fatsa’dan Sivas Bakırtepe ve Erzincan İliç’e siyanürlü altın madenciliği ile ülkenin dört bir yanında suyumuz ve toprağımıza karışan siyanür zehiri insanı, hayvanı ve bitki örtüsüyle tüm canlıların yaşamını tehdit eder hale gelmiştir.

Erdoğan iktidarı “yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ekonomik büyümeyi sağlayacağız” diyerek patronların servetine servet katarken işçiler alınmayan iş güvenliği önlemleri nedeniyle üç kuruşa ölümüne çalıştırılmakta ve kirletilen hava, su ve toprakla da halkın sağlığı da bozulmaktadır.  

Emek Partisi olarak; başta işçi sınıfımız olmak üzere bütün emekçi halkımızı, AKP iktidarının talan ve tahribata dayalı uygulamalarına karşı birleşerek karşı çıkmaya ve insanca yaşam ve çalışma koşulları için mücadeleye çağırıyoruz.

  • Sao Paulo savaş gemisi İzmir’e yanaşmadan geri gönderilmeli ve başta asbest ve radyoaktif atıklar olmak üzere tehlikeli atık barından gemi söküm işleri yasaklanmalıdır.
  • Ülkeyi metaliyle plastiğiyle kapitalist ülkelerin atık deposu ve çöplüğü haline getiren tüm uygulama ve girişimler durdurulmalı, atık ithalatına son verilmelidir.
  • Başta siyanürlü altın madenciliği olmak üzere tarım ve yaşam alanlarımızı talan ve tahrip eden vahşi madencilik uygulamaları sona erdirilmelidir.

Sedat Başkavak

Genel Başkan Yardımcısı

Paylaş: