Selma Gürkan: Tek adam yönetimine karşı mücadeleyi büyütmeliyiz

Selma Gürkan: Tek adam yönetimine karşı mücadeleyi büyütmeliyiz

Selma Gürkan: Tek adam yönetimine karşı mücadeleyi büyütmeliyiz

İzmir’de sendika, oda, siyasi parti ve dernek temsilcileri Emek Partisinin çağrısıyla bir araya geldi. Toplantıda, dayanışmayla birlikte mücadele hattının örgütlenmesi gerektiği vurgulandı.

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan, gündemi değerlendirmek ve seçim sürecine giderken mücadeleyi büyütmenin olanaklarını konuşmak için İzmir’de sendika, oda, siyasi parti ve dernek temsilcileriyle bir araya geldi.

Alsancak Hayyam Kafe’de gerçekleştirilen toplantıya, DİSK/Gıda-İş Ege Bölge Temsilciği, Emekli-Sen Temsilcisi, Deritesk Örgütlenme Uzmanları, İletişim-İş Temsilcisi, Eğitim Sen İzmir 1 ve 5 No’lu Şube başkanları, BTS İzmir Şube Başkanı, BES İzmir Şube Başkanı, Tüm Emekliler Sendikası Temsilcisi, İzmir Seyyar Satıcılar Derneği Başkanı ve Yönetimi, Ege Geri Dönüşüm Kooperatifi, Genel-İş İzmir Şube İşyeri Temsilcileri, İzmir Büyükşehir Belediyesi işçileri, SES DEÜ İşyeri Temsilcisi, TİP İl Yöneticisi, HDP İl Eşbaşkanı, HDP PM Üyesi, TMMOB İzmir İKK Dönem Sözcüsü, Sağlık-İş İzmir Şube Yöneticisi, BEKEV Yöneticisi katılım gösterdi.

Ekonomik, sosyal ve çalışma yaşamı olarak zorlukların yaşandığı bir süreçten geçildiğini hatırlatan Gürkan, bu sürecin üstüne yaşanan depremle tırpanlanan hakların ve derinleşen ekonominin daha da ayyuka çıktığını dile getirdi. Yaşanan onca hak kaybı ve baskı sürecinde seçime gidildiğini söyleyen Gürkan, “Bu depremde iktidar yaptıklarıyla da not edildi, yapmadıklarıyla da. Deprem sadece doğa olayı olarak değil rantçı yağmacı politikalarla karşımıza çıktı ve bunun nasıl sınıfsal sonuçları olduğunu da hep birlikte yaşadık. Devlet nerede sorusu sadece yurttaşların kendi ihtiyaçlarını karşılamak için sorduğu soru değil aynı zamanda yapılanların ve yapılmayanların hesabını sormak üzere bir öfkenin, kinin, tepkinin ifadesi bir sorudur. Acımız ve yasımız büyük ama bu süreçte tek adam yönetimine karşı mücadeleyi büyütmemiz gereken bir dönemdeyiz” dedi.

DAYANIŞMAYLA BİRLİKTE MÜCADELE HATTINI ÖRGÜTLEMELİYİZ”

Deprem sonrası halkın, sol sosyalist partilerin, sendikaların ve demokratik kitle örgütlerinin dayanışmasının iyi bir örnek olduğunu belirten Gürkan, yurttaşlar açısından örgütlenmenin öneminin daha iyi anlaşıldığını ve bu gücün kullanıldığı zaman kazanımların yaşandığı gösteren bir deneyim olduğunu söyledi. Gürkan, halk iktidarı için ortaya çıkan dayanışmanın devam ettirilmesinin önemli olduğunu ve bununla birlikte mücadele hattının örülmesinin gerekliliğine değindi.

HAK EŞİTLİĞİNİN SAĞLANDIĞI GERÇEK BİR DEMOKRASİYİ İSTİYORUZ”

Rejim tartışmalarına ilişkin de konuşan Gürkan şunları söyledi; “Cumhur ve Millet İttifakının tarif ettiği bir rejim var biz de kurulması gerektiğini düşündüğümüz bir rejim tarif ediyoruz ve 24 Eylül’de Emek ve Özgürlük İttifakı olarak ilan ettiğimiz program böyle bir program. 14 Mayıs’ta kurulacak sandık önemli. Bir değişimin noktası ama her şey değil. Asıl değişimin gücü burada da gördüğümüz mücadele eden kesimlerin varlığıdır. Dolayısıyla yürüttüğümüz rejim tartışmasında halk için ekonomi, eğitim ve sağlığın kamu hizmeti olarak görülmesi, tarikatların ve cemaatlere tanınan ayrıcalıkların önünün kesildiği, diyanetin devlet, siyaset ve eğitim üzerindeki gölgesinin kaldırıldığı gerçek anlamda laikliğin sağlanması şekilde bir rejim tartışıyoruz. Kürt sorunun eşit haklara dayanan demokratik çözümünün sağlanması, işçi ve emekçi sınıfların sendikal hak ve özgürlükleriyle siyaset yapma haklarının özgürlük altına alındığı, basın özgürlüğünün sağlandığı, akademik özgürlükler, yargı bağımsızlığı, kadınların hak eşitliğinin sağlandığı gerçek bir demokrasiyi istiyoruz.”

DEĞİŞTİRMEYE GÜCÜMÜZ VAR”

İttifak olarak tarif ettikleri rejimin kurulması için ortak örgütlü mücadelenin önemli olduğunu dile getiren Gürkan, “Ne kadar örgütlüysek sesimizi o kadar duyurabiliriz. Bu açıdan da örgütlü gücümüzle mücadeledeki kararlılığımızla bunu değiştireceğiz. 8 Mart’ta bunu gösterdik. Önümüzde 21 Mart Newroz Bayramı ve 1 Mayıs var ve seçime giderken oralarda da bu gücümüzü göstereceğiz. Yarına dair karanlık bir tablo yok. Biz değiştirmeye gücümüzün olduğunu biliyoruz. Burada ortaya konan iradede önemli. Sadece 14 Mayıs’ta değil sonrası içinde biz kendi geleceğimizin dümenine kendimiz geçeceğiz gibi görünüyor” dedi.

ÖRGÜTLENMEMİZ GEREKİYOR”

Emek Partisi İzmir kurumlar toplantısı
Fotoğraf: Evrensel

Toplantıda ilk olarak söz alan İzmir Seyyar Satıcılar Derneği Başkanı Evren Laçin, “Derneğimizi ilk kurduğumuzda mücadelenin önünde kimsenin duramayacağını anladık. Hiçbir imkanı olmayan güvencesiz çalışan milyonlarca insanız. Biz örgütledik ve bundan sonra varız demeye başladık. Parti programlarına hiç girmedik hep ezilen olduk. Ama bizim bilinçli şekilde örgütlenmemiz siyasi partilerin programına girmemizi sağladı. İzmir’de yerel yönelimle birlikte bu algıyı kırdık. Yasal olarak tezgahlarımızı aldık, kayıt altına çalışmaya başladık ve emeklilik için bir hak kazandık. Nerede olursa olsun sendika, dernek, kooperatif fark etmiyor örgütlenmemiz gerekiyor” diye konuştu.

MİLLET İTTİFAKININ MUTABAKAT METNİNDE EMEKÇİLER YOK”

BTS İzmir Şube Başkanı Erdal Akyol, “İktidarı değiştirmek zorundayız. Ama Millet İttifakının mutabakat metnine baktığımızda emekçiler açısından bir şey yok. Ulaştırma politikaları hakkında bir şey olmadığı gibi özelleştirme politikalarına özellikle demiryollarının özelleştirileceğinin devam edeceği yazılmış. Dolayısıyla biz emekçiler açısından çok bir şey değişmeyeceğini görüyoruz. Diğer ittifakların işçilerin, emekçilerin özelleştirme politikalarına karşı baskı yapması gerekiyor” dedi.

BİRLİKTELİK SEÇİMDEN SONRADA DEVAM ETMELİ”

Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Necip Vardal ise toplumsal muhalefet için tek adam yönetiminin artık çekilemeyecek duruma geldiğini belirtti. Kamu emekçilerinin mevcut ittifakın yenilgiye uğratılmasını işyerlerinde tartışmaya başladığını aktaran Vardal, tüm kesimlerin de bu sorumlulukla davranmasını beklediklerini söyledi.

HDP İzmir İl Eşbaşkanı Çınar Altan da tek adam rejiminin gitmesi konusunda herkese sorumluluk düştüğünü söyleyerek, Millet İttifakının yaptıklarının teşhiri ve onlara karşıda verilecek mücadelenin önemli olduğunu dile getirdi.

İşçilerin haklarının giderek tırpanlandığını bir süreçten geçildiğini belirten Deritesk Örgütlenme Uzmanı Gürsel Köse, hak ve özgürlükler için Emek ve Özgürlük İttifakının birlikteliğinin daha geniş bir şekilde seçimden sonrada devam etmesi gerektiğini ifade etti.

VERDİĞİMİZ MÜCADELE SÜRECİN NEREYE GİTTİĞİNİ GÖSTERECEK”

Akademisyen Özgür Müftüoğlu ise devletin ve iktidarın pandemide, ekonomik kriz ve son olarak depremde çöktüğünü söyledi. Yeni bir Türkiye inşasının daha geniş çerçeveden bakarak yapılması gerektiğini ifade eden Müftüoğlu, “Sistemin çöktüğünü tüm netliğiyle görüyoruz. Daha mı iyi olacak yoksa daha mı kötüye gideceğiz bunu bilerek bu süreci iyi değerlendirmek lazım. Verdiğimiz mücadele bunu gösterecek” diye konuştu.

Tüm Emekliler Sendikası Konak Şube Yöneticisi Hasan Aydın da emeklilerin sendikalaşma süreçlerindeki zorluklardan söz etti. Aydın, tek adam rejimine karşı her alanda ortak mücadelenin önemli olduğunu söyledi.

Genel-İş İzmir 2 No’lu Şube Disiplin Kurulu Başkanı Bayram Kesgin ise “İşçiler emekçiler olarak AKP iktidarından dolayı ekonomik olarak büyük bir deprem yaşıyorduk. Örgütlülüğün önüne geçilmesi, grev yasakları gibi hak kayıplarıyla bu depremi her gün yaşayan biz işçiler ve emekçiler iki burjuva ittifakına sıkışmadan Emek ve Özgürlük ittifakında birleşerek mücadelemizi büyütmeliyiz” dedi.

Selma Gürkan (solda), Emine Uyar (sağda)
Fotoğraf: Evrensel

“SINIF MÜCADELESİNDEN VAZGEÇİLEMEZ”

DİSK Emekli Sen Ege Bölge Temsilcisi Hüseyin Özkaynak ortak mücadelenin önemine değinerek, “Biz de emekliler olarak bu mücadeleye önem vererek çalışmalarımızı yürütüyoruz” diye konuştu. BES İzmir Şube Başkanı Mustafa Güven de iktidarın sendikalar içinde de tek adam olgusunu yerleştirmeye başladığını ifade ederek, işçi ve emekçilerin en geniş haklarının anayasal güvence altına alınması gerektiğini söyledi. Güven, seçim sonrasında da sınıf mücadelesinin vazgeçilmez olduğunu dile getirdi. TMMOB İzmir İKK Dönem Sözcüsü Aykut Akdemir, kurulan birlikteliklerin seçim sonrasına da aktarılmasının önemli olduğunu belirtti. İzmir Seyyar Satıcılar Derneği Yöneticisi Prof. Dr. Osman Sirkeci de sokak emekçilerinin örgütlenme sürecini anlatarak, örgütlü işyerlerinin bir tam anlamıyla örgütlü olamadığını dolayısıyla örgütlenmenin önemli olduğunu söyledi. SES DEÜ İşyeri Temsilcisi Günseli Uğur ise sağlık sistemine karşı verilecek mücadelenin sadece sağlık emekçileriyle değil sağlık hizmeti alan tüm kesimlerle birlikte verilmesi gerektiğini anlattı. TİP İzmir Yöneticisi Baran Köseoğlu da tüm kesimlere yönelik baskıların artarak devam ettiğini söyledi. Seçim döneminin diğerlerinden farklı olduğunu dile getiren Köseoğlu, sadece iktidarın değil bir rejim değişikliliğinin de tartışıldığı bir süreç olduğunu ifade etti.

Toplantıda söz alan siyasi parti, sendika, oda ve dernek temsilcileri de tek adam iktidarına karşı ortak mücadelenin önemine değindi. Seçimin sadece değişim açısından bir başlangıç olduğunu ifade eden söz alan temsilciler, gerçek demokrasi için mücadelenin sadece seçimle sınırlı kalmadan devam edeceğini dile getirdi.

Kaynak: Evrensel Gazetesi

Paylaş: