Sevda Karaca TBMM Filistin Özel Oturumunda Konuştu: Emperyalizm Dostluğuyla, NATO Ev Sahipliğiyle, yasak ve tutuklamayla Filistin’le Dayanışma Olmaz
Video link: https://x.com/i/status/1961461504022094016
İsrail’in Filistin işgalini genişletme kararının ardından muhalefetin ortak çağrısıyla Meclis, olağanüstü toplantısını gerçekleştirdi. Genel kurulda söz alan Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, AKP iktidarının Trump yanlısı politikaları ve İsrail’le kapalı kapılar ardından süren ticareti sert sözlerle eleştirerek “Amerikan emperyalizminin dostu olunarak, NATO güzellemeleriyle, Filistin için ayağa kalkan halka baskı uygulayarak Filistin’le dayanışma olmaz.” dedi.
Erdoğan’ın, kimi zaman İsrail’le söz dalaşına girdiğini ancak Netanyahu’yla, Suudi saraylarıyla, Sisi’yle birlikte Amerikan emperyalizminin önderliğinde yeni bir Ortadoğu kurulması için çoktandır el ele çalıştığını ifade eden Karaca, NATO Zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye’nin bu kirli planın ileri karakolu rolünde olduğunu ifade etti. Halkların direnişi sayesinde Avrupa ülkelerinin de Netenyahu desteğinde geri adım atmak zorunda kaldığını hatırlatan Karaca, Türkiye’deki protestoların baskı ve tutuklamalarla bastırılmasını eleştirdi.
Gerçek dayanışmanın, İsrail Siyonizminin tam tecridiyle mümkün olduğunu ifade ederek iktidara Amerikan emperyalizmiyle işbirliğine son verme ve NATO’dan çekilme çağrısı yaptı ve sözlerini şöyle sonlandırdı: “Sosyalistler olarak bizim Deniz’den Ayşenur’a sözümüz belli: Yaşasın bağımsız, özgür Filistin; kahrolsun emperyalizm ve onun yerli işbirlikçileri.”
Sevda Karaca’nın konuşmasının tam metni aşağıdadır:
Artık Filistin’de yaşanan soykırımın acı görünümlerini, Filistin halkının yaşadığı vahşeti, barbarlığı birbirimize anlatmaya gerek yok. Her şey dünyanın gözleri önünde yaşandı. Filistin herkesin gözleri önünde bu sistematik barbarlığa direniyor.
Aylar önce Trump, Gazze’ye göz diktiğini ilan ederek, açık açık bir halkı topraklarından sürme planını ilan etmişti. Şaşıracak şey yok! Bu, bir delinin hevesi değil, Amerikan emperyalizminin bölgeyi yeniden dizayn etme stratejisinin ta kendisi. Bugün hedef yalnız Gazze değil; Suriye’den Lübnan’a, Yemen’den İran’a kadar bütün bir Ortadoğu, emperyalizmin iştahını kabartıyor.
Trump’a “dostum” diyen Erdoğan iktidarı ise bu tabloyu fırsata çevirme peşinde. Erdoğan, kimi zaman İsrail’le söz dalaşına giriyor; ama Netanyahu’yla, Suudi saraylarıyla, Sisi’yle birlikte Amerikan emperyalizminin önderliğinde yeni bir Ortadoğu kurulması için çoktandır el ele çalışıyor. Burada hamasetle halkı kandırmaya çalışamayın. Bütün bu hamasetinize rağmen diplomatik ilişkiler sürüyor, milyarlarca dolarlık ticaret sürüyor. Kürecik’ten Mersin limanına kadar emperyalizme lojistik destek sürüyor. Üstüne üstlük NATO Zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyorsunuz. NATO, Körfez Savaşı’nda olduğu gibi, bölgede müdahaleye peşinde. Türkiye ise bu kirli planın ileri karakolu rolünde.
İsrail Siyonizmi bu soykırımda yakın zamana kadar tüm Avrupa ülkelerinin desteğini alıyordu. Ancak İsrail bir adım daha atıp Gazze’nin “tam işgali” amacıyla “Mahşerin atlıları”nı dörtnala kaldırınca, başta çocuklar olmak üzere açlıktan kitlesel ölümler başlayınca insanlık ayağa kalktı. Dün İsrail’e tam destek veren Avrupa ülkeleri bile, halklarının yüzbinleri aşan tepkisi karşısında geri adım atmak zorunda kaldı. İngiltere’den Fransa’ya, İspanya’dan Almanya’ya kadar halklar sokaklarda; limanlar İsrail gemilerine kapatıldı. Kanada, Avustralya peş peşe Filistin’i tanıyacaklarını açıkladı. Dünya halklarının yaptırımları, Avrupalı emperyalistleri dize getirmekle bu iktidarın önüne geçmiş durumda. Bize sakın yalan söylemeyin burada. Bu atalet, bu hamaset, bu felaket bu iktidar için bir utançtır.
Erdoğan’ın dostu Trump, Netenyahu’nun önünü açarken; Suudi Arabistan, BAE ve Mısır sesini çıkarmıyor. Türkiye iktidarı da sözde Filistin dostu ama gerçekte bunların hiçbirinden farkı yok. TÜİK verilerine göre, Filistin’in kan gölüne çevrildiği bu yılın ilk 7 ayında, Filistin’e 20,8 milyon dolarlık ithalat yapılmış. Bu ithalat nedir, hangi kalemlerdir? Açıklamıyorsunuz! Adını biz koyalım: Bu kuzu postunda ticarettir. Halka yalan söylemeyin. İsrail’le ticareti sürdüren, Mersin’den silah gemilerinin yüklenmesine göz yuman, savunma fuarında İsrail’le iş yapan şirketleri ağırlayan, damat eliyle, işgal ordusuyla teçhizat ortaklı yapan bir iktidarın “Filistin dostuyuz” demeye hakkı yoktur. Bu koskoca bir yalandır.
Bugün İsrail’de Siyonizme karşı sokağa çıkan yüzbinlerce muhalif, sizin iktidarınızdan çoık daha cesur daha tutarlı. Bu iktidar, İsrail katliamlarını protesto eden gençleri “cumhurbaşkanına hakaret”ten tutukluyor. Eğer İsrail’e soykırımcı demek, “ticareti kes” demek cumhurbaşkanına hakaretse soruyorum size: Siz cumhurbaşkanını İsrail’le, İsrail’le ticareti de cumhurbaşkanının manevi kişiliğiyle aynı mı sayıyorsunuz da bu cezaları yağdırıyorsunuz?
Şimdi açıkça söyleyelim:
- Amerikan emperyalizminin dostu olunarak Filistin halkıyla dayanışma olmaz.
- NATO güzellemeleriyle, NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapılarak Filistin halkıyla dayanışma olmaz.
- Filistin için ayağa kalkan halka baskı uygulayarak, yasak ve tutuklamalarla Filistin’le dayanışma olmaz.
Gerçek dayanışma, İsrail Siyonizminin tam tecridiyle mümkündür. Bunun için İsrail’le bütün diplomatik ve ticari ilişkileri keseceksiniz. İsrail’in en büyük destekçisi Amerikan emperyalizmiyle işbirliğine son vereceksiniz. NATO’dan çıkacak, emperyalizmin üslerini bu topraklardan temizleyeceksiniz. Ancak o zaman bu iktidar, gerçekten Filistin halkının yanında olmuş olur. Aksi halde söylenen her söz hamasetten öteye gitmez. Filistin halkının değil Siyonist İsrail’in işine yarar.
Sosyalistler olarak bizim Deniz’den Ayşenur’a sözümüz belli: Yaşasın bağımsız, özgür Filistin; kahrolsun emperyalizm ve onun yerli işbirlikçileri.
