Sevda Karaca’dan taşımalı eğitim maliyetinin köylüye yıkılmasına tepki: Para verilmeyen kamu hizmeti kalmadı
Tasarruf gerekçesiyle kaldırılan taşımalı eğitim, köylülerin sırtına servis ve yemek masrafı yükledi. EMEP’li Sevda Karaca konuyu Meclis’e taşıdı, Bakan Tekin’e sorular yöneltti.
Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte, eğitim sorunları da gündeme gelmeye başladı. Geçtiğimiz yıl tasarruf tedbirleri kapsamında sınırlandırılan taşımalı eğitim, bu yıl da yurttaşlara yük oluyor. Muğla’nın Ortaca ilçesine bağlı Fevziye köyünde, köy okulunun kapatılmasının ardından başlatılan taşımalı eğitim, yeni öğretim yılında “maliyet yüksek” diyerek sonlandırıldı. Konuyu meclis gündemine taşıyan Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlamasıyla istemiyle bir soru önergesi verdi.
Taşımalı eğitimin keyfi şekilde kaldırılmasıyla birlikte köylülere servis ücretinin yük edildiğini ve çocukların faydalandığı ücretsiz yemek hakkının da ellerinden alındığını vurgulayan Karaca “Köy okullarının kapatılmasıyla birlikte mağdur edilen çocuklar, ailelere maddi yük bindirilmeyeceği vaadiyle taşımalı eğitime ve yatılı okullara tabi tutulmuş, yaşadıkları çevreden uzakta eğitim görmek zorunda bırakılmıştır. Şimdi ise tasarruf tedbiri bahanesiyle çocukların ücretsiz taşıma ve yemek hakları da gasp edilmektedir. AKP iktidarı, ücretsiz sunma görevi olan hizmetleri sırayla savmakta, kendi yarattığı yoksulluğun üstüne her türlü kamusal hizmeti para karşılığı satmaktadır. Özel okul patronlarına teşvikler yağdırılırken, kamu okullarında para verilmeyen herhangi bir hizmet kalmamıştır.” dedi.
“Köy okullarını yeniden açacak mısınız?”
Karaca, Bakan Tekin’den şu soruların yanıtını istedi:
- Çocukların eğitimden koparılması ve çocuk işçiliği: Çocuk işçiliğinin teşvik edildiği, MESEM uygulamasının çocuk işçiliğini meşrulaştırdığı belirtildi.
- Deprem bölgesinde eğitim: Bölgedeki eğitim sorunlarının hâlâ çözüm beklediği kaydedildi.
- Okullarda eşitsizlikler: İkili eğitim ve kalabalık sınıflar, kır-kent eşitsizliği, taşımalı eğitim sorunu raporda öne çıkarıldı.
- Toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri: Hem eğitimde hem toplumsal yaşamda eşitsizliklerin derinleştiği ifade edildi.
- Eğitim bütçesi ve ödenekler: Okullara yeterli kaynak ayrılmadığı, dijital uçurumun eğitimde eşitsizliği artırdığı vurgulandı.
- Özel eğitim ve öğretmen sorunları: Norm fazlası öğretmenlerin resen atanması, alan dışı görevlendirmeler ve angarya iş yükü keyfi ve hukuksuz uygulamalar olarak değerlendirildi.
- Mülteci çocuklar: Mülteci çocukların eğitim hakkına erişimde ciddi sorunlar yaşandığı dile getirildi.
- Okul masrafları: Eğitim harcamalarının tüm yükünün velilerin omuzlarına yüklendiği belirtildi.
- Yükseköğretimde sorunlar: Barınma krizi, yurt kapasitesinin yetersizliği, rektör atamaları ve üniversite özerkliğinin yok edilmesi raporda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
- Okullarda hijyen ve beslenme: Temizlik ve hijyen sorunları ile çocuk yoksulluğu ve öğrencilerin beslenme sorunlarının acil çözüm beklediği ifade edildi.
- Eğitim ve akademi emekçileri: İdari ve teknik personelin yaşadığı sorunlar, mobbing ve akademik baskılar raporda yer buldu.
- Zorunlu eğitimi kısaltma girişimleri: Eğitim Sen, bu girişimleri “kaygı verici ve tehlikeli” olarak nitelendirdi.
- Barış akademisyenleri: Raporda barış akademisyenlerinin görevlerine iade edilmesi talep edildi.
- Öğrencilerin yaşam koşulları: Ulaşım ve beslenme sorunlarının öğrencilerin eğitim hakkını doğrudan etkilediği vurgulandı.
- Toplu sözleşme süreci: Süreç ve sonuçların eğitim emekçileri açısından beklentileri karşılamadığı kaydedildi.
