‘Toprağımıza sahip çıkma seferberliği başlatıyoruz’: EMEP’ten Ordu’daki maden projelerine sert tepki

‘Toprağımıza sahip çıkma seferberliği başlatıyoruz’: EMEP’ten Ordu’daki maden projelerine sert tepki

‘Toprağımıza sahip çıkma seferberliği başlatıyoruz’: EMEP’ten Ordu’daki maden projelerine sert tepki

Emek Partisi Ordu İl Örgütü, Ordu’nun yüzde 74’ünün maden sahası ilan edilmesine tepki göstererek, yerli ve yabancı sermayenin talanına karşı “toprağımıza sahip çıkma seferberliği” çağrısı yaptı.

Emek Partisi (EMEP) Ordu İl Örgütü, Ordu’nun yüzde 74’ünün maden sahası olarak ilan edilmesine tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, kent genelinde maden arama ve işletme projelerinin yaygınlaşmasının, iktidarın sermaye lehine politikalarının sonucu olduğu vurgulandı.

Emek Partisi Ordu İl Başkanı Yasin Uzun, Ordu’nun tüm ilçelerinde maden arama ve işletme ruhsatlarının gündeme gelmesini, halkın yaşam alanlarının talana ve ranta açılmak istenmesinin açık bir göstergesi olarak değerlendirdi. Uzun, “Halkımızı yerli ve yabancı sermayenin topraklarımıza saldırısını durdurmak için topyekûn mücadeleye çağırıyoruz” dedi.

“Birinci sorumlu hükümettir”

Ordu halkının toprağına ve suyuna sahip çıkacağına olan inançlarının tam olduğunu belirten Uzun, 19 ilçenin tamamının yerli ve yabancı şirketlerin talan ve yağma tehdidi altında olduğunu söyledi. Hükümetin maden ve enerji yasalarında yaptığı değişikliklerle şirketlere yol temizliği yaptığını ifade eden Uzun, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Cumhurbaşkanlığı kararlarıyla birçok orman orman vasfından çıkarıldı, tarım arazileri imara açıldı. Tüm bu düzenlemeler yerli ve yabancı maden ve enerji şirketlerinin talan ve yağma uygulamalarını kolaylaştırmaktadır. Yasaları şirketler lehine değiştiren, maden sahalarını ihaleye açan hükümettir. Bu nedenle yaşananların ve yaşanacakların tek sorumlusu iktidardır.”

“Tarım ağır darbe alacak”

Maden projelerinin tarım üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Uzun, Ordu’nun başta fındık olmak üzere tarımsal üretim açısından kritik bir bölge olduğunu vurguladı. Uzun, “Türkiye’nin en önemli döviz girdilerinden biri olan fındık üretimi başta olmak üzere tüm tarımsal üretim bu projelerle ağır darbe alacaktır” dedi.

Fatsa’da siyanürle altın ayrıştırması yapılan maden işletmesinin yol açtığı zararları hatırlatan Uzun, benzer projelerin şimdi Ordu’nun tüm ilçelerinde gündeme geldiğini belirtti. Bakanlığın açıkladığı 18 maden alanının, ilerleyen süreçte ilan edilecek projelerin yanında “devede kulak” kaldığını söyleyen Uzun, Ordu’nun yüzde 74’ünün maden alanı ilan edilmesinin bu durumu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.

“Tarım alanları, ormanlar, dereler ve yaylalar ciddi tehdit altındadır” diyen Uzun, maden ve enerji projelerinin doğrudan yaşamı hedef aldığını vurguladı.

“Birleşe birleşe kazanacağız”

Maden ve enerji şirketlerinin talanına ve iktidarın sermaye lehine yaptığı düzenlemelere karşı birleşik mücadelenin zorunlu olduğunu belirten Uzun, şu çağrıyı yaptı:

“İktidar, ne varsa yerli ve yabancı sermayeye altın tepsiyle sunuyor. Kapitalist sömürünün en vahşi biçimini yaşıyoruz. Yollar, köprüler satış aşamasındayken yeraltı kaynakları da ihalelerle sermayeye devrediliyor. Bu talan ve soygun düzenine karşı halkın tek vücut olarak mücadele etmesi kaçınılmazdır.”

Uzun, siyasi partileri, sendikaları, meslek odalarını ve demokratik kitle örgütlerini ortak mücadeleye çağırarak, “Toprağına ve suyuna sahip çıkma mücadelesi aynı zamanda bir bağımsızlık mücadelesidir. Emperyalist kuşatmaya ve kapitalist sömürüye karşı birleşik mücadele başarı sağlayacaktır” dedi.

Paylaş: