Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

Devrimci gençlik önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ölümlerinin 54. yıl dönümünde birçok ilde anıldı. Anmalarda “Denizleri anmak; bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinin bayrağını yükseltmekten geçiyor” denildi.

1972’de idam edilen devrimci gençlik önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ölümlerinin 54. yıl dönümünde birçok ilde anıldı. Anmalar’da yapılan açıklamalarda Denizlerin mücadelesi ve kararlılıkları günümüz gençliğin mücadelesine ışık tuttuğu vurgulanarak; “Denizleri anmak; Bağımsızlık, Demokrasi ve Sosyalizm mücadelesinin bayrağını yükseltmekten geçiyor” denildi.


İzmir’de Denizler anıldı: Denizlerin 6. Filo’ya karşı yürüttüğü mücadele bugün NATO’ya karşı mücadelede yaşıyor

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

İzmir – Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam edilişlerinin 54. yılında İzmir’de anıldı. Emek Gençliği ile Emek Partisi İzmir İl Örgütü Alsancak ÖSYM önünde bir araya geldi. Anma eyleminde, “Faşizme ölüm halka hürriyet”, “Emperyalistler, işbirlikçiler altıncı filoyu unutmayın”, “NATO’dan çıkılsın, üsler kapatılsın”, “Yusuf, Hüseyin, Deniz; sürüyor sürecek mücadelemiz” ve “Yaşasın devrim ve sosyalizm” sloganlarıyla Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne yüründü. Burada basın açıklaması gerçekleştirilirken, ardından İzmir Emek ve Demokrasi Güçlerinin ortak anma açıklamasına katılım sağlandı.

Basın metnini Aybüke Arslan okudu. Arslan, “Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı yalnızca geçmişin devrimci gençlik önderleri olarak değil; bugün işçi sınıfının, gençliğin ve ezilen halkların mücadelesinde yaşamaya devam eden bir devrimci miras olarak anıyoruz” dedi.

Denizlerin baskıya, gericiliğe, sömürüye ve emperyalizme karşı halkın safında durmuş, mücadeleyi örgütlemiş devrimciler olduğunu söyleyen Arslan, “15-16 Haziran büyük işçi direnişlerinden fabrika grevlerine, köylülerin toprak mücadelelerinden üniversite işgallerine kadar nerede bir mücadele varsa orada en ön safta yer almışlardır” ifadelerini kullandı.

“Darağaçları onların fikirlerini boğamamış”

68 döneminde ülkenin dört bir yanındaki üniversitelerin de bu mücadelenin önemli merkezlerinden biri haline geldiğini vurgulayan Arslan, “Gençlik, sermayenin kuşatmasındaki eğitim sistemine karşı bilimsel, özerk ve demokratik üniversite talebiyle ayağa kalkmış, Denizlerin öncülüğünde bu mücadeleyi antiemperyalist bir çizgiyle birleştirerek daha geniş bir toplumsal kurtuluş mücadelesinin parçası haline getirmiştir” diye konuştu.

O dönem de de bugün de emperyalist barbarlığın karşısında dünya halklarının örgütlü bir direnişinin olduğunu söyleyen Arslan, “Egemenler, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı 6 Mayıs 1972’de idam ederek yalnızca üç devrimci genci değil; onların temsil ettiği toplumsal mücadeleyi susturmak istemiştir. Ancak darağaçları onların fikirlerini boğamamış, tersine Denizler milyonlarca işçi emekçi ve genç için devrim ve sosyalizm mücadelesinin sembolü haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.

Bugün Denizlerin mücadele ettiği düzenin daha da derinleşmiş bir kriz içinde olduğunu vurgulayan Arslan, “Emperyalist paylaşım savaşları yaygınlaşmakta; başta ABD ve İsrail olmak üzere emperyalist güçler Filistin’den Lübnan’a, Suriye’den Yemen’e kadar tüm Ortadoğu’yu savaş ve yıkım alanına çevirmektedir. Bu savaşlar yalnızca bölge halkları için değil, Türkiye dahil tüm bağımlı ülkelerin emekçileri ve gençleri için yoksulluk, baskı ve geleceksizlik anlamına gelmektedir. Çünkü yaşananlar uzakta bir savaş değil aksine en yakınımızda olan hayatlarımızı her anlamda kuşatan savaşın ta kendisidir” diye konuştu.

“Gençler her alanda olumsuzluklarla baş başa”

Türkiye’de iktidarın, emperyalist güçlerle kurduğu bağımlılık ilişkileri üzerinden kendi rejimini tahkim ettiğini belirten Arslan, “Ülkeyi NATO’nun, ABD’nin ve uluslararası sermayenin çıkarlarına daha fazla bağımlı hale getirmektedir. 7-8 Temmuz’da gerçekleştirilecek NATO zirvesi için milyarlarca liranın savaş politikalarına ayrılması, halkın kaynaklarının emperyalist savaş hazırlıkları için seferber edilmesi bu tercihin en açık göstergesidir” dedi.

Denizlerin 6. Filo’ya karşı yürüttüğü mücadelenin bugün NATO’ya karşı mücadelede yaşadığını vurgulayan Arslan, “Dün Amerikan emperyalizmine karşı yükseltilen Tam Bağımsız Türkiye şiarı, bugün NATO üslerine, emperyalist savaş politikalarına ve bağımlılık ilişkilerine karşı mücadelede güncelliğini korumaktadır. Öte yandan gençlik, bu düzenin yarattığı çok yönlü bir kuşatma altındadır” diye konuştu.

Gençlerin her alanda olumsuz koşullarda yaşamaya çalıştığını belirten Arslan, “Barınma krizi büyümekte, yurt ücretleri karşılanamaz hale gelmekte, öğrenciler eğitim hakkını sürdürebilmek için çalışmak zorunda bırakılmaktadır. Yemekhanelerde fiyat hesabı yapmak, güvencesiz işlerde çalışarak okumaya çalışmak gençliğin sıradan yaşam gerçeği haline gelmiştir. Liseli gençlik MESEM programlarıyla patronların ucuz iş gücü olarak sömürülmekte; üniversiteler bilim üretim merkezleri olmaktan çıkarılarak sermayenin ihtiyaçlarına göre yeniden şekillenmektedir. Eğitim kurumları tarikatlarla yapılan protokollerle gericileştirilmekte, gençliğin bilimsel eğitim hakkı sistematik biçimde gasp edilmektedir. Baskı ve yasak politikaları ise kampüslerde soruşturmalar, gözaltılar, tutuklamalar ve demokratik hakların gaspı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bugün gençliğin karşı karşıya olduğu her sorun; barınma krizi, eğitim hakkının gaspı, geleceksizlik, baskı ve savaş politikaları birbirinden bağımsız değil; çürümüş sömürü düzeninin doğrudan sonuçlarıdır” diye konuştu.

“Çözüm örgütlü mücadeleyi büyütmekte”

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

Çözümün parçalanmış reformlarda değil, bu sorunları üreten düzene karşı örgütlü mücadeleyi büyütmekte olduğunu vurgulayan Arslan, “Emperyalist savaşlara karşı bağımsızlığı, baskı ve sömürü düzenine karşı halk demokrasisini, geleceksizlik ve yoksulluğa karşı sosyalizmi savunmaya, büyütmeye ve mücadelemizi güçlendirmeye devam edeceğiz. Emperyalistler ve yerli işbirlikçilerinin egemenliğine son verene kadar, bağımsız demokratik bir Türkiye’yi kurana kadar mücadeleye devam edeceğiz. Yaşasın devrim ve sosyalizm” dedi.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri adına yapılan açıklamada ise basın metnini DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin okudu. Gümüştekin, “Denizleri anmak; baskıya, sömürüye ve eşitsizliğe karşı örgütlü mücadeleyi büyütmek, halkın taleplerini sokakta, işyerinde ve yaşamın her alanında bir direniş hattına dönüştürmektir” dedi.

İşsizliğe, yoksulluğa, eşitsizliğe, doğanın talanına ve kamusal kaynakların yağmasına karşı verilen mücadelenin Denizlerin, Mahirlerin, İbrahimlerin açtığı yolda sürdüğünü belirtilen Gümüştekin, “Bugün yapılması gereken açıktır: baskıyı, eşitsizliği ve tekleşen yönetim anlayışını geriletmek değil, tasfiye etmek; halkın iradesini gasbeden anlayışa karşı demokrasiyi, özgürlükleri ve halk egemenliğini yeniden kurmaktır. Karanlık ne kadar derinleşirse derinleşsin, bu düzen değişmeden aydınlık gelmeyecektir. Aydınlık; ancak örgütlü mücadeleyle, kararlı bir duruşla ve halkın birleşik iradesiyle kurulacaktır” ifadelerini kullandı.

Açıklamaların ardından Gündoğu Meydanı’na yürüyen kitle denize karanfil attı.


Denizler Adana’da Anıldı: “Denizlerin mücadelesi yolumuzu aydınlatıyor”

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idamlarının 54. yılında Adana’da Emek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla düzenlenen yürüyüş ve basın açıklamasıyla anıldı.

6 Mayıs 1972’de 12 Mart faşist cuntası tarafından idam edilen devrimci önderler Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idamlarının 54. yılında Adana’da coşkuyla anıldı. Adana Emek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla düzenlenen anma etkinliğinde kitle, İnönü Parkı’ndan Atatürk Parkı’na yürüdü.

Yürüyüşe çok sayıda genç, sendika temsilcisi, siyasi parti üyesi ve emekçi katıldı. Atatürk Parkı’nda son bulan yürüyüşün ardından basın açıklamasını Can Çabikça okudu.

“12 Mart cuntası ve devrimcilerin mücadelesi”

Denizlerin 12 Mart faşist cuntası tarafından 6 Mayıs 1972’de yoğunlaşan baskı ortamında idam edildiklerini ifade eden Çabik, halkın yükselen mücadelesinin öne çıkardığı devrimcilerden İbrahim Kaypakkaya’nın işkencede, Mahir Çayan ve arkadaşlarının ise Denizlerin idamını engellemek için Kızıldere’de katledildiğini hatırlattı.

“Baş eğmediler, pişmanlık göstermediler”

Denizlerin, iktidarı ve sermaye sınıfı tarafından demokratik, özgür, sınıfsız bir ülke ve dünya mücadelesini cezalandırmak amacıyla idam edildiğini dile getiren Çabik, “Sınıf mücadelesinin bir parçası olduklarının bilinciyle ölümü karşıladılar. Baş eğmediler. Sehpaya başları dik yürüdüler. Tıpkı devrimci yaşamlarında olduğu gibi son yürüyüşlerinde de hiçbir pişmanlık, korku belirtisi göstermediler” dedi.

“Emperyalizm ve günümüz dünyası”

Çabik, 68 devrimci gençliğinin emperyalist barbarlığa karşı bağımsızlık ve sosyalizm mücadelesinin temsilcisi olduğunu vurgulayarak şunları söyledi, “Bugün de dünya savaş bezirgânlarının elinde! Emperyalist paylaşım, ABD emperyalizminin hegemonyasını kurmak üzere Ortadoğu halkları başta olmak üzere dünya halklarına yönelik sömürü cenderesini yeniden yaratmasıyla yükseliyor. Bugünün dünyasında, Filistin’de, Ukrayna’da, Suriye’de, İran’da, Kuzey Irak’ta halklar emperyalizm ve yayılmacı politikaların hedefi haline gelirken, milyonlarca insan yurdunu terk etmek zorunda kalırken, bir avuç sermayedarın biraz daha kâr etmesi uğruna can verirken Denizlerin mücadelesi, bıraktığı ışık yolumuzu aydınlatıyor.”

“NATO, 6. Filo ve güncel siyaset”

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının Amerikan 6. Filosuna ve NATO’ya karşı çıktığını hatırlatan Çabik, o dönem Denizlere saldıranların ve 6. Filonun önünde secdeye duranların bugün iktidarda olduğunu ifade etti. Çabik, “Milli çıkar”, “Türkiye’nin ulusal çıkarları” diye halka satılan söylemlerin arkasında uluslararası tekellerin ve işbirlikçi yerli sermayenin çıkarları olduğunu belirtti. Çabik, Halkın yüksek enflasyon ve zamlarla yoksullaştığını, ekonomik büyümenin yalnızca zengin sınıflara yaradığını söyledi.

“Antiemperyalist mücadele çağrısı”

Çabik konuşmasını şöyle sürdürdü, “İşte 6 Mayıslar, ülkenin bu karanlık tablodan kurtulması için bir mücadele çağrısıdır. Bugün antiemperyalist olmak demek ülkemizin yer altı ve yerüstü kaynaklarının emperyalistler ve işbirlikçileri tarafından talanına karşı çıkmak demektir. Antiemperyalist olmak demek ülkemizin ağacına, suyuna, toprağına ve geleceğine sahip çıkmak demektir. Antiemperyalist olmak NATO’dan çıkmak, ABD ve NATO üslerini kapatmaktan geçer. Gerçek anti-emperyalizm NATO’nun dağıtılması için mücadeleyi yükseltmekten geçiyor.”

NATO zirvesine karşı mücadele çağrı

7-8 Temmuz’da Türkiye’de gerçekleşecek NATO zirvesine dikkat çeken Çabik, “Bugün anti-emperyalist olmak demek zirvenin iptal edilmesidir. Halklarımızın çıkarı, işbirlikçi Erdoğan iktidarına ve NATO’ya karşı mücadeleden geçiyor” dedi.


Malatya Emek Gençliği: Kararlılıkları mücadelemize ışık tutmaya devam ediyor

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

Emek Partisi Malatya İl Örgütü ve Malatya Emek Gençliği; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişinin 54.yılında Emeksiz Üst Kavşağı’nda bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya KESK’e bağlı sendikalar, BİRTEK-SEN, Tüm Köy Sen, PSAKD, SOL Parti, TSİP temsilcileri de katılarak destek verdi.

Açıklamayı Emek Gençliği adına okuyan Diren Aksu, Denizler’in; Türkiye’deki emperyalist ilişkilere ve onların yerli iş birlikçilerine karşı mücadele verdiklerini ifade etti. Aksu, “Bugün hala Türkiye’nin dört bir yanında gençler ve emekçiler Denizlerin bu mücadele bayrağını taşımaya devam ediyor” dedi.

“’68 hareketi birleşik mücadelenin bir ürünüdür ve özeldir”

İkinci Dünya Savaşında sonra demokratik ülkelerin gelişmesi, 1960’lı yıllarda dünyadaki toplumsal gelişmeler ve mücadelenin seyrinin Türkiye’ye de yansımaları olduğunu söyleyen Aksu, “Dönemin toplumsal hareketleri, işçi ve köylü hareketleriyle başlamış ve üniversiteli gençliğin mücadelesiyle birleşmiş, ‘68 hareketini’ doğurmuştu. ’68 hareketi’ bu birleşik mücadelenin bir ürünüdür ve özeldir. Çünkü işçi, köylü ve gençlik mücadelesinin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini göstermiştir” diye konuştu.

’68 hareketinin aynı zamanda antiemperyalist bir karaktere sahip olduğunu vurgulayan Aksu, “ABD’nin Vietnam’ı işgali sonrası dünyada yükselen antiemperyalist mücadele, Türkiye’ye de sıçramıştı. Amerikan 6. Filo’sunun Dolmabahçe açıklarına demirlemesi sonucunda gençlik; ‘6.Filo Defol’, ‘Yankee Go Home’ diyerek sokaklara dökülmüş, çeşitli protesto gösterileri düzenlemişti” dedi.

“Artık mücadele antiemperyalist bir özellik kazanmıştı”

Denizlerin dünyadaki antiemperyalist mücadeleye de kayıtsız kalmadıklarını ifade eden Aksu, “Ürdün ve Lübnan’da bulunan Filistin kamplarına gitmiş, Filistinlilerle birlikte İsrail siyonizmine karşı sırt sırta savaşmışlardı. Türkiye’ye döndüklerinde, Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) kurulmuştu. Artık mücadele, gençlik mücadelesinin dışına taşmış, antiemperyalist bir özellik kazanmıştı” diye konuştu.

“Emperyalist güçlerin pazar ve nüfuz alanlarını yeniden paylaşmak adına girdiği savaşlara tanıklık ediyoruz”

Aksu, bugün ise, demokrasi naraları atan tek adam rejiminin her alanda baskıcı ve sermaye ile kol kola olduğu politikalarıyla kuşatıldıkları bir süreçten geçtiklerini söyledi. Aksu, “Sendikacıların, gazetecilerin, hak arama mücadelesi verenlerin tutuklandığı; sömürü çarklarının arasında ezilen işçilerin ve emekçilerin mücadelelerinin önüne engel konulduğu; MESEM’ler aracılığıyla sermayeye ucuz iş gücü yapılan çocukların katledildiği; laik, parasız, bilimsel, demokratik eğitimin esamesinin okunmadığı; üniversitelerdeki antidemokratik uygulamaların giderek tırmandığı; seçilmiş belediye başkanlarının görevinden alındığı ve tutuklandığı; kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri ve çocuk istismarının had safhaya ulaştığı; ülkenin doğal kaynaklarının emperyalistler ve iş birlikçilerinin çıkarları uğruna parsel parsel satıldığı bir sürecin yanında emperyalist güçlerin pazar ve nüfuz alanlarını yeniden paylaşmak adına girdiği savaşlara tanıklık ediyoruz” diye konuştu.

“NATO üsleriyle Türkiye, bu emperyalist savaşların tam göbeğinde yer alıyor”

Aksu, ABD ve İsrail’in İran’a ve Gazze’ye saldırmasının, İsrail ordusunun ateşkese rağmen Lübnan’a bombalar yağdırmasının, Ukrayna-Rusya savaşının devam etmesinin halkları acıya ve ölüme mahkum ettiğini belirtti. Dünyanın dört bir tarafındaki rekabet savaşlarının; gençliğe, işçi ve emekçilere yoksulluk ve sefalet olarak döndüğünü söyleyen Aksu, “Kürecik’te, İncirlik’te ve ülkenin 24 noktasında bulunan NATO üsleriyle Türkiye, bu emperyalist savaşların tam göbeğinde yer alıyor. 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleşecek NATO zirvesinin toplam maliyetinin en az 11.5 milyar liraya ulaşması da emperyalist çıkarlar söz konusuyken kesenin ağzının ne kadar açıldığının göstergesi. Ancak söz konusu emekçi halkların çıkarıysa bu kaynaklar kesiliyor” dedi.

“Antiemperyalist bir mücadele hattı örülmeli”

Savaş örgütü NATO’nun sömürü, savaş ve yıkım cenderesinden kurtulabilmek ve geleceğini eline alabilmek için Türkiye emekçilerinin, işçilerinin ve gençliğinin antiemperyalist bir mücadele hattında birleşmesi gerektiğini vurgulayan Aksu, “Türkiye’nin NATO üyeliğinden çıkması, üslerin kapatılması ve NATO’nun tamamen dağıtılması; savaşlara, sermayeye aktarılan bütçenin geleceğimize ve insanca bir yaşama ayrılması taleplerimizle bu mücadele hattını örmeliyiz” diye konuştu.

Son olarak Aksu, “Bugün Denizleri anmak geçmişe nostaljik bir bakışla yaklaşmak değil; Denizleri anmak, emperyalist savaşlara ve kapitalist düzene karşı “Bağımsızlık, Demokrasi ve Sosyalizm” mücadelesinin bayrağını yükseltmekten geçiyor. Denizler’in şahsında 68’in mücadele mirası, Türkiye halklarına 54 yıldır ilham olan kararlılıkları mücadelemize ışık tutmaya devam ediyor” diyerek açıklamayı sonlandırdı.  


Denizler Samsun’da anıldı: 54. yılında denizlerin yolunda…

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

Deniz Gezmiş ve Arkadaşları idamının 54 yıl dönümünde Samsun Devrimci 78’liler Derneği çağrısıyla Dernek binası önünde yapılan basın açıklaması ile anıldı. Açıklamaya dernek üyelerinin yanı sıra emekten yana siyasi partiler sendikalar ve dernekler de katılarak destek verdi. Açıklamada sık sık “Yusuf Hüseyin Deniz sürüyor sürecek mücadelemiz”, “Yaşasın Devrim ve sosyalizm”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür”, “Filistin’in yanında Denizlerin yolunda emperyalizme karşı Deniz olunmalı”, “Katil ABD işbirlikçi AKP”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı. Açıklamada Deniz Yusuf ve Hüseyin’in posterleri açıldı. Açıklamayı Samsun devrimci 78’liler Derneği Yürütme Kurulu üyesi Emine Yaşar okudu

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın darağacına yürürken devrimin, direnişin ve sosyalizmin ruhunu kuşanarak sloganlarla sonsuzluğa yürüdüğünü belirten Yaşar; “Öyle bir yürüdüler ki; Şan olsun, 54 yıl sonra bile selam olsun şanlı yürüyüşçülere.  Önce Deniz çıktı idam sehpasına. Son sözlerini haykırdı: Yaşasın Türkiye halkının bağımsızlığı, Yaşasın Marksizm’in Leninizm’in yüce ideolojisi, Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi, Kahrolsun Emperyalizm.

 Sonra Yusuf’u çıkardılar sehpaya. Yusuf son sözlerini haykırdı; Ben halkımın bağımsızlığı ve mutluluğu için şerefimle bir defa ölüyorum. Sizler, bizi asanlar; şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz. Biz halkımızın hizmetindeyiz sizler Amerika’nın hizmetindesiniz. Yaşasın devrimciler, Kahrolsun Faşizm.

 Ve sonrasında Hüseyin çıktı idam sehpasına.  Son sözlerini haykırdı karanlığı yırtarcasına; Ben şahsi hiçbir çıkar gözetmeden, halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaştım. Bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım. Bundan sonra bu bayrağı Türkiye halkına emanet ediyorum. Yaşasın işçiler köylüler, yaşasın devrimciler, kahrolsun faşizm “ dedi.

54 yıldır Denizlerin başucunda buluşan binlerce insanın onlara duyulan sevgiyi, saygıyı, derin bağlılığı ve özlemi ifade ettiğini vurgulayan Yaşar; “Aynı zamanda mezarlarının arasına başka mezarlar koyarak yan yana yatmalarından bile korktuklarını görüyor, devletin siyasi intikamcı yüzünü görerek tanıklık ediyor. Hatta idam oylamasında iki ellerini birden kaldırıp “üçe üç “ diye bağıranların katil ruhlarını hatırlıyor. On binlerce kişinin Denizlerin başucunda buluşması Denizlerle halklarımızın etle tırnak gibi bir birine kaynaştığının resmidir. Denizleri ve Denizlerin şahsında yıldızlaşan devrimcileri anmak; devrimci mücadele içinde kazandığımız en büyük onur nişanlarından biridir. Bu onur nişanını taşımaktan ve bizden sonra gelen devrimcilere devretmekten onur duyarız” ifadelerini kullandı.

“6. Filoyu kıble yapanların, ‘Komünistleri ezdik 6. Filo gelebilir’ diyenler elbette ABD’nin ve İsrail’in yolunda yürüyeceklerdir. Halka ve demokrasiye karşı suç işlemeye devam edeceklerdir” diyen Yaşar şunları söyledi; “Gözaltılar, tutuklamalar, işkenceler halklarımızın kaderi olamaz. Geleceksiz bırakılan gençler, egemenin tek tipçi eğitim kurumlarında cendere altında tutulan öğrenciler, erkek egemen yapının ağır baskısı altında kimliksiz bırakılmaya çalışılan kadınlar, bütün bir ülke Denizleri ve onların yaratmak istediği ülkeyi arıyor.  Halka ve demokrasiye karşı suç işleyen darbecilerin, katillerin yargılanması gerekir ancak; varlığını darbe düzenine borçlu olan, azgın bir iştahla iktidar rantına konan ve namlusu halka, Kürde, işçiye, ezilenlere yönelmiş silahların gölgesinde kendi derin devletini yaratan AKP yargılayamaz. Onun hukukunu reddediyoruz.”

Açıklamada son olarak şu ifadeler kullanıldı; “Rehberimiz Marksizm’in Leninizm’in yüce ideolojisi, hedefimiz Devrim ve Sosyalizmdir. Bu böyle biline. 54 yıldır gönlümüzde, bilincimizde yaşayan Deniz Gezmiş’i, Yusuf Aslan’ı, Hüseyin İnan’ı saygı ve minnetle anıyoruz. Denizleri kurtarmak için yaşamını gözünü kırpmadan feda eden Mahir Çayan ve Kızıldere’nin kan çiçeklerini, Niyazi Yıldızhan’ı saygıyla sevgiyle özlemle anıyoruz. Ve Halit Abiyi Koca çınarımızı sevgiyle saygıyla anıyoruz.


Denizler Dersim’de anıldı: ‘Mirasları, Kürt sorununun çözümü mücadelesinin önemini hatırlatıyor’

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idamlarının 54. yılında Dersim’de anıldı. Emek Partisi İl Binası önünde toplanan kitle, Seyit Rıza Meydanı’na yürüdü. Açıklamaya DEM Parti İl Örgütü, Partizan, SMF ve ESP de destek verdi.

“Eşit ve özgür bir dünya adımlarını büyütelim”

Seyit Rıza Meydanı’nda saygı duruşunun ardından yapılan açıklamada konuşan Emek Gençliği yöneticisi Eylül Yantemur, NATO Zirvesi’nin bu yıl Türkiye’de yapılacak olmasını hatırlatarak, “ABD-NATO üsleri kapatılsın, NATO dağıtılsın” talepleri etrafında bir araya gelme ihtiyacı günden güne artmaktadır” dedi. Bölgede gerilim arttıkça içeride Saray rejiminin bir yanda baskı politikalarının dozunu artırarak muhalefeti zapturapt altına almaya çalışırken, öte yandan “iç cephe” ve “Terörsüz Türkiye” propagandası ile muhalefeti bölmek ve faşist rejimin inşasını hızlandırmak istediğini söyleyen Yantemur, “Bu koşullarda 6 Mayıs; işçiler, emekçiler ve gençler için mücadele kararlılığının yenilendiği, NATO zirvesi karşısında birliğimizi büyütecek günlerin başında gelmektedir. Bu vesileyle işçi ve emekçileri, genç kuşakları savaşlara, NATO zirvesine, yoksulluğa, baskıya karşı eşit ve özgür bir dünyanın inşası için adımlarını büyütmeye çağırıyoruz!” dedi.

“Türkiye halklarının mücadelesine ışık tuttular”

DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu da yaptığı açıklamada, Denizlerin darağaçlarında halkların kardeşliğini haykırdığını söyleyerek, “Onlar emperyalizme karşı, sömürüye maruz kalan bütün kesimler için mücadele ettiler. Bugün bu değerli 3 fidanın mücadelesi o günle kalmadı. O günden bu yana hep mücadelemize ışık tutan, bizlere ilham kaynağı olan, rehber olan devrimciler oldular. Türkiye’de emekçiler çok ciddi mücadeleler yürüttüler. Bunların ilham kaynakları Denizler, İbrahimler, Mahirler, Mazlumlar, Sakineler oldular. Bu gelenek Türkiye’de bütün halkların mücadelesine ışık tuttu. Onların mücadelesi, bugün Türkiye’de hem işçilerin sömürüsüne hem de emperyalizme karşı mücadelenin ilham kaynağıdır. Onları bir kez daha saygı ile anıyorum” diye konuştu.

“Eşit haklara dayalı çözüm”

EMEP MYK Üyesi Orhan Kurul, yaptığı konuşmada bugün başta gençlik olmak üzere geniş kesimlere karşı örgütsüzlüğün dayatıldığını söyleyerek, “54 yıldır Denizlerin mirası bize, örgütlü olmanın önemini her gün yeniden hatırlatıyor” dedi. Deniz Gezmiş’in idam sehpasında söylediği “Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi” sözüne atıfta bulunan Kurul, “Denizlerin mirası bize bugün, Kürt sorununun eşit haklara dayalı çözümü için mücadelenin önemini bir kez daha hatırlatıyor” dedi. Kurul, Kürt sorununun çözümü için acil atılması gereken adımları sıralayarak, “Kayyımlar derhal geri çekilmeli, seçilmişler görevlerine dönmeli. Siyasi tutuklular serbest bırakılmalı, anadilinde eğitimin önündeki engeller kaldırılmalı. Kürt halkını, emekçileri beklentiye sokma tutumundan vazgeçilmelidir” dedi. Denizlerin anti-emperyalist mücadele geleneğinin bugün Türkiye halklarına miras olduğunu söyleyen Kurul, “Bugün Dersim’in dağlarını emperyalist şirketlere peşkeş çekenler yerlilik millilik edebiyatı yapıyorlar; ancak onların yolu 6. Filo’ya secde edenlerin yoludur. Bizim yolumuz Denizlerin yolu” dedi.


Denizli’de 6 Mayıs anması: Anti-emperyalist mücadeleyi yükseltelim

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamlarının 54’üncü yıl dönümünde Denizli’de anıldılar. EMEP Denizli İl Örgütü çağrısıyla Çınar Sineması önünde saygı duruşu ve basın açıklaması yapıldı.

Basın açıklamasını PAÜ öğrencisi Berfin okudu. Bugün yine Denizler dönemiyle benzer gelişmelerin Türkiye ve Ortadoğu halklarının yaşamını tehdit ettiğini dile getiren Berfin, “Emperyalist ABD ve Siyonist İsrail el ele vererek Ortadoğu’da savaşları ve saldırganlığı sürdürüyor. Filistin’e yardım götürmeye çalışan gemiler İsrail tarafından saldırıya uğruyor. Siyonist İsrail barbarlığı sürerken AKP iktidarı ise ABD ve İsrail ile iş birliğinden vazgeçmiyor. Öyle ki AKP’nin sözcüleri “Katliam var eyvallah ama İsrail 3 koyup beş aldığımız ülke” diyerek açıktan İsrail’le ticareti savunabiliyor. Emperyalizme ve Siyonizme karşı mücadele bugün bu koşullarda daha da önem kazanıyor” ifadelerini kullandı.

“Katil ABD Ortadoğu’dan defol!”

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının 6. Filo’ya karşı yaptıkları yürüyüşü hatırlatan Berfin, 6. Filo’yu kıble edinenlerin bugün de aynı işbirlikçi çizgide devam ettiklerini vurguladı. 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılması planlanan NATO toplantısının iptal edilmesi gerektiğini belirten Berfin, “NATO’dan çıkılması ve NATO üslerinin kapatılmasını talep ediyoruz. Talep ediyoruz çünkü NATO’nun varlığı tüm dünya halkları için bir tehdit, her an kapıda bir savaş ihtimaliyle yaşamak anlamına geliyor. Halkların güvenliği ve güvencesi emperyalist odaklardan birine yaklaşmak değil emperyalizmi ve işbirlikçilerini bu coğrafyadan defetmekten geçiyor” dedi.

Silah tekellerinin kâr oranlarını aktaran Berfin savaşlarda halkların öldüğü silah tekellerinin zenginleştiğini söyledi. Türkiye’de NATO askerinin bulunmasının Türkiye’nin değil NATO’nun ve emperyalist devletlerin çıkarlarını korumak için olduğunu ifade eden Berfin NATO’dan çıkılması ve NATO’nun dağıtılması çağrısı yaptı.

Açıklamaya BES, Eğitim Sen, SES, Tüm Bel-Sen, Eğitim İş, Belediye İş, DİSK Dev Emekli Sen, Emekli Meclisleri Sendikası, Tüm Emeklilerin Sendikası, Büyük Menderes İnisiyatifi, TKP, TİP, SOL Parti, SYKP, Yeşil Sol Parti, CHP Gençlik Kolları ve İlerici Gençlik Derneği temsilcileri katıldı.


Denizler Mersin’de anıldı: “Denizler yol göstermeye devam ediyor”

Türkiye devrim tarihinin sembol isimleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam edilişlerinin 54. yıl dönümünde Mersin’de düzenlenen etkinliklerle anıldı. 

Mezitli’de anma: “Onların mirasını yaşatmak görevimizdir”

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

İlk anma programı, Mezitli Belediyesi ev sahipliğinde Mezitli’de bulunan 3 Fidan Anıtı önünde gerçekleştirildi. Törene Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, anıtın yapımını sağlayan önceki dönem Mersin Milletvekili Serdal Kuyucuoğlu, CHP Mersin İl Başkanı Koral Ömür ve çok sayıda yurttaş katıldı.

Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, konuşmasında üç fidanın mücadelesine vurgu yaptı: “Aradan geçen yıllar onların hatırasını silmemiş, aksine daha da büyütmüştür. Bizlere düşen görev; onların bıraktığı mirası doğru anlamak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır. Daha adil, daha özgür ve daha aydınlık bir gelecek için çalışmak, onların ideallerine sahip çıkmaktır.”

Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

İkinci anma ise Mersin Emek ve Demokrasi Platformu’nun destek verdiği, Mersin 68’liler Derneği öncülüğünde Özgür Çocuk Parkı’nda gerçekleştirildi. Basın açıklamasını dernek adına Yusuf Kaya okudu.

“Denizler yol göstermeye devam ediyor”

 Yusuf Kaya, açıklamasına şair Adnan Yücel’in dizeleriyle başlayarak, üç fidanın mücadelesinin hâlâ sürdüğünü vurguladı: “Bugün 6 Mayıs. Bundan 54 yıl önce ‘devrimin en güzel yüz metresini koşanlar’ idam edildi. Onları susturarak bağımsızlık, demokrasi ve özgürlük mücadelesini bitireceklerini sandılar. Ancak bugün her evde bir Deniz, Yusuf ve Hüseyin var. Onların bayrağı dalgalanmaya devam ediyor.”

Kaya, 1968 gençlik hareketinin yalnızca Türkiye’de değil dünyada da yükselen bir dalga olduğuna dikkat çekti: “Emperyalist kapitalist sisteme karşı Latin Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Ortadoğu’ya kadar ‘yeni bir dünya mümkün’ diyen gençlik hareketleri büyüyordu. Türkiye’de de Denizler bu mücadelenin öncüsü oldu.”

“Egemenler örgütlü mücadeleden korktu”

Açıklamada, 12 Mart dönemine ve idam sürecine de değinildi:“Egemenlerin korkusu, Denizlerin eşitlik, özgürlük ve demokrasi taleplerinin halkta karşılık bulmasıydı. Darbe koşullarında yapılan yargılamaların sonucu baştan belliydi. Ancak onlar darağacına giderken bile mücadelelerinden vazgeçmedi.”

“Son sözleri mücadele çağrısıydı”

Yusuf Kaya, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam öncesi sözlerinin bugün hâlâ yol gösterici olduğunu ifade etti: “Onlar, halkın bağımsızlığı ve özgürlüğü için mücadele ettiklerini haykırarak idam sehpasına yürüdüler. Bugün hâlâ onların sözleri, eşitlik ve bağımsızlık mücadelesine ışık tutmaktadır.”

“6 Mayıs bir anma değil, mücadele günüdür”

 Açıklamada, 6 Mayıs’ın yalnızca bir anma günü olmadığı vurgulanarak: “Bugün burada yalnızca anmak için değil, verdiğimiz sözü hatırlamak için bulunuyoruz. Tam bağımsız, eşit ve özgür bir Türkiye mücadelesini büyütmek zorundayız” denildi.

Güncel sorunlara dikkat çekildi

Basın açıklamasında Türkiye ve dünya gündemine ilişkin değerlendirmelere de yer verildi: “Filistin hâlâ özgür değil. Ortadoğu’da savaşlar sürüyor. İşsizlik artıyor, eğitim ve sağlık hizmetleri paralı hâle geliyor. İşçi ve emekçilere açlık sınırının altında ücret dayatılıyor. Gençlere geleceksizlik, topluma baskı dayatılıyor.”

“Mücadele sürecek”

Açıklama, Adnan Yücel’in dizeleriyle sonlandırıldı: “Bitmedi, daha sürüyor o kavga ve sürecek, yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek.”

Açıklama, 10 Mayıs Pazar günü 68’liler Barış ve Kardeşlik Ormanı’nda gerçekleştirilecek anma etkinliğine yapılan çağrıyla sona erdi.


Eskişehir’de 6 Mayıs anması: Bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm için mücadele çağrısı

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

Eskişehir’de 6 Mayıs anması kapsamında düzenlenen yürüyüş ve basın açıklaması, Emek Partisi Eskişehir İl Örgütü ile Emek Gençliği tarafından ortaklaşa gerçekleştirildi. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 54. yılı dolayısıyla yapılan etkinlikte, anti-emperyalizm, bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm vurgusu öne çıktı.

Köprübaşı’nda başlayan yürüyüş, sloganlar eşliğinde Ulus Anıtı’na kadar sürdü. Yürüyüş boyunca “Yusuf, Hüseyin, Deniz sürüyor sürecek mücadelemiz”, “Kahrolsun emperyalizm”, “Katil NATO, Türkiye’den defol” ve “Gençlik emeğin saflarında” sloganları atıldı. Yürüyüşün ardından Ulus Anıtı’nda toplanan kitle adına basın açıklamasını Eskişehir Emek Gençliği il yöneticisi Şevval Duran okudu.

Açıklamada, 6 Mayıs 1972’de gerçekleştirilen idamların Türkiye tarihine siyasal bir müdahale olarak geçtiği belirtilerek, “Üç Fidan” olarak anılan Gezmiş, Aslan ve İnan’ın temsil ettiği mücadelenin aradan geçen yıllara rağmen etkisini sürdürdüğü ifade edildi. Açıklamada, söz konusu idamların yalnızca üç devrimci gencin yaşamına son verilmesi değil, aynı zamanda yükselen toplumsal muhalefetin bastırılmasına yönelik bir adım olduğu vurgulandı.

Basın metninde güncel siyasal ve ekonomik gelişmelere de değinilerek, dünyada süren savaşlar ve bölgesel çatışmalar eleştirildi. Orta Doğu başta olmak üzere farklı coğrafyalarda yaşanan çatışmaların halklar üzerinde yıkıcı sonuçlar doğurduğu belirtilen açıklamada, bu süreçlerin küresel güçlerin politikalarıyla bağlantılı olduğu ifade edildi.

Türkiye’nin de bu uluslararası ilişkiler ağı içerisinde konumlandığına dikkat çekilen açıklamada, dış politikadaki yönelimler ve askeri iş birlikleri eleştirilerek, ülkenin ekonomik ve siyasal bağımlılığının arttığı savunuldu. Açıklamada, askeri üsler ve uluslararası ittifaklar üzerinden yürütülen politikaların hem bölgesel gerilimleri artırdığı hem de ülke içinde farklı sonuçlar doğurduğu ifade edildi.

Ayrıca gençliğin karşı karşıya olduğu sorunlara geniş yer verilen açıklamada; eğitimde yaşanan eşitsizlikler, barınma sorunu, düşük burslar ve genç işsizliği gibi başlıklar öne çıkarıldı. Öğrencilerin geçim sıkıntısı nedeniyle çalışmak zorunda kaldığına dikkat çekilen metinde, mesleki eğitim uygulamaları ve çocuk işçiliği konuları da ele alındı.

İşçi sınıfının çalışma koşulları, iş cinayetleri ve düşük ücret politikaları da açıklamanın önemli başlıkları arasında yer aldı. Doğal kaynakların kullanımı ve çevre politikalarına ilişkin eleştirilerin de yer aldığı metinde, özelleştirmeler ve madencilik faaliyetlerinin doğa üzerindeki etkilerine dikkat çekildi.

Açıklamanın sonunda, bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm taleplerinin birlikte ele alınması gerektiği vurgulanarak, bu hedefler doğrultusunda mücadele çağrısı yapıldı. Etkinlik, basın açıklamasının okunmasının ardından sona erdi.


Edremit’te 6 Mayıs anması: “Denizlerin düşleri yarım kalmayacak”

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

Balıkesir’in Edremit ilçesinde, 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, katledilişlerinin 54. yılında düzenlenen etkinlikle anıldı. Emek Partisi Edremit İlçe Örgütü’nün çağrısıyla yapılan anmaya Edremit Demokrasi Platformu bileşenleri de pankart ve flamalarıyla katıldı.

Parti binası önünde toplanan kitle, sloganlarla Altınoluk Cumhuriyet Meydanı’na yürüdü. “Barbarlık yenilecek, işçi sınıfı kazanacak”, “NATO’dan çıkılsın, üsler kapatılsın” ve “Yaşasın devrim ve sosyalizm” sloganlarının öne çıktığı yürüyüşün ardından meydanda basın açıklaması yapıldı.

Emek Partisi Edremit İlçe Başkanı Fikriye Yadırgı, yaptığı konuşmada Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın mücadelesinin bugün de sürdüğünü vurguladı. “Onları yalnızca anmıyoruz; bıraktıkları bayrağı daha ileri taşımak için buradayız” diyen Yadırgı, Türkiye’de işçi sınıfının sömürüye, gençliğin ise geleceksizliğe mahkûm edildiğini belirtti.

Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) üzerinden çocukların ucuz iş gücü olarak çalıştırılmasına dikkat çeken Yadırgı, “Çocuklar atölyelerde, fabrikalarda hayatını kaybediyor. Eğitim piyasalaştırıldı, bilimsel eğitim tasfiye edildi” dedi.

İktidarın ekonomi politikalarını da eleştiren Yadırgı, “IMF’siz IMF programıyla sermaye büyürken halk yoksullaşıyor” ifadelerini kullandı. Emperyalist politikalar ve NATO’ya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yadırgı, Türkiye’nin NATO ile ilişkilerini sürdürmesini eleştirerek, “NATO emperyalizmin savaş örgütüdür. NATO’dan çıkılsın, üsler kapatılsın” çağrısını yineledi.

Konuşmasında Ortadoğu’da süren savaşlara da değinen Yadırgı, Filistin’de yaşananlara dikkat çekerek emperyalist müdahalelere karşı mücadele çağrısı yaptı.

“6 Mayıs bir mücadele hattıdır”

Emek Gençliği adına konuşan Şeref Aydın ise 6 Mayıs’ın yalnızca bir anma günü değil, süren bir mücadele hattı olduğunu söyledi. Denizlerin gençliğe boyun eğmemeyi öğrettiğini belirten Aydın, “Bugün gençlik MESEM’lerle patronlara ucuz iş gücü olarak sunuluyor, diplomalı işsizliğe mahkûm ediliyor” dedi.

Aydın, bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinin güncelliğini koruduğunu vurgulayarak, “Denizleri anmak, onların cesaretini kuşanmak ve mücadeleyi büyütmektir” ifadelerini kullandı.

Denize karanfiller bırakıldı

Meydandaki konuşmaların ardından kitle kortej oluşturarak sloganlarla sahile yürüdü. Deniz kıyısında yapılan anmada üç fidan anısına denize karanfiller ve çiçekler bırakıldı. Ayrıca üzerinde Deniz Gezmiş’in fotoğrafının bulunduğu bir uçurtma uçuruldu.

Etkinlik, “Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği” ve “Denizlerin düşleri yarım kalmayacak” sloganlarıyla sona erdi.


Üç Fidan Mudanya’da anıldı: “Emperyalistler, işbirlikçiler 6. Filo’yu unutmayın”

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

Mudanya Demokrasi Platformu tarafından Müterake Meydanı’nda Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan anması düzenlendi.
Mudanya Demokrasi Platformu tarafından Müterake Meydanı’nda Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan anması düzenlendi.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam edilmelerinin 54. yılında Bursa’nın Mudanya ilçesinde Mudanya Demokrasi Platformu tarafından yapılan anma etkinliği ile anıldı.

Mudanya’da yapılan anmada, ‘Emperyalistler, işbirlikçiler 6. Filo’yu unutmayın’ denildi.

Mudanya Demokrasi Platformu üyeleri Üç Fidan için denize karanfil bıraktı.


Üç Fidan Muğla anıldı: Mücadeleleri işçi ve emekçilerin, gençliğin saflarında büyümeye devam ediyor

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

6 Mayıs 1972’de katledilişlerinin 54. yılında, Tam Bağımsız Türkiye, Demokrasi ve Sosyalizm idealinin üç yiğit neferi Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan anıldı.

Muğla’nın merkez ilçesi Menteşe Sınırsızlık Meydanında, Bodrum Üç Fidan Parkında ve Fethiye Kültür Merkezi ve Milas Üç Fidan Parkı önünde yapılan açıklamalarda, idam sehpasındaki kararlılıklarının mücadeleye ışık tuttuğu belirtilerek, Üç Fidan’ın Bağımsızlık, Demokrasi ve Sosyalizm mücadelesinde yaşatılacağı belirtildi.

Muğla’nın Menteşe Sınırsızlık Meydanında Emek ve Demokrasi Güçleri adına yapılan açıklamada, katledilişlerinin 54. yılında; Denizlerin devrettiği bayrağı, bıraktıkları mücadele mirasını daha da yukarılara taşımak için bir araya gelindoiği belirtilerek, “Dönemin egemenleri, onları darağacına göndererek halk hareketini durduracaklarını, o büyük uyanışı boğacaklarını hayal ettiler. Ancak aradan geçen yarım asrı aşkın zamana rağmen; Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in isimleri de, miras bıraktıkları eşit ve özgür bir dünya mücadelesi de bugün işçi ve emekçilerin, gençliğin saflarında büyümeye devam ediyor” denildi. 

“Denizlerin mirasıyla, Esra Işık, Mehmet Türkmen ve tüm devrimci tutsaklara selam olsun”

Açıklamada, “sermayenin maden talanına karşı Akbelen Ormanı’nı, toprağını ve yaşamı savunan direnişin sembol isimlerinden Esra Işık ve Antep’te tekstil işçilerinin haklı direnişlerine öncülük ettiği için tutuklanan BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen bugün dört duvar arasındadır. Esra Işık’ın İkizköy’deki direniş çığlığı ve Mehmet Türkmen’in fabrika önlerindeki sarsılmaz iradesi bugün bu meydanda, amfilerde bizimle yaşamaya devam ediyor. 

Denizlerin mirasıyla, Esra Işık, Mehmet Türkmen ve tüm devrimci tutsaklara selam olsun; bu hukuksuzluklara asla boyun eğmeyeceğiz!” dendi. 

Açıklamada son olarak, “Emperyalistler ve işbirlikçileri yenilecek, işçi sınıfı ve halklar kazanacak!” şiarına yer verildi.

Denizlerin sevdiği müziklerin seslendirildiği dinletiden sonra anma sona erdi.

Bodrum’da Deniz anması

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

Bodrum Belediyesinin yaptırdığı  Üç Fidan parkında açıklamayı, Neslihan  Özdemir yaptı.  Açıklamada katledilişlerinin 54 yılında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın sömürüye, baskıya karşı direnen tüm halklarla kurulan ortak bir mücadele olduğu belirtilerek, “darağacına giderken dile getirdikleri sözler, bu bilincin en açık ifadesi oldu” denildi.

6 Mayıs 1972’de ölüme dimdik yürüyen Tam Bağımsız Türkiye idealinin üç yiğit neferi; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, egemenlerin kurduğu darağaçlarında idam edildiği hatırlatılan açıklamada, onlar, yalnızca bu toprakların değil; dünyanın dört bir yanında yükselen anti-emperyalist mücadelenin bir parçasıydı. Başta Filistin olmak üzere, halkların özgürlük mücadelesini kendi mücadelelerinden ayrı görmediler. Filistin halkıyla kurdukları dayanışma, onların enternasyonalist çizgisinin açık ifadesiydi” yer aldı.

Onlar için tarif edilen yoldaşlık bağının aynı sömürüye, aynı baskıya karşı direnen tüm halklarla kurulan ortak bir mücadele olduğu belirtilen açıklamada, darağacına giderken dile getirdikleri sözler, Yaşasın tam bağımsız Türkiye!” “Yaşasın halkların kardeşliği!” “Yaşasın Marksizm-Leninizm’in yüce ideolojisi!” bu bilincin en açık ifadesi olduğu aktarıldı.

Aradan geçen yılların, bu hattı ortadan kaldırmadığı belirtilen açıklamada, “Bugün de dünyanın farklı coğrafyalarında halklar benzer eşitsizliklere, benzer baskı politikalarına karşı direniyor. Bugün de Filistin halkı başta olmak üzere pek çok halk, özgürlük ve onur mücadelesini sürdürüyor. Emeğin sömürüsüne, halkların baskı altına alınmasına karşı mücadele ancak ortak, örgütlü ve sınırları aşan bir dayanışmayla güçlenir” denildi. 

İdam sehpasında son sözleri ve okunan şiirler ve müzik dinletisinden sonra anma sona erdi.

Fethiye’de anma

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

Fethiye Kültür merkezi önünde yapılan açıklamada, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan adlarının Anadolu’nun aydınlık gençliğini, yüreklerinin ise tüm ezilen halkların umudunu taşıdığı hatırlatılarak, 6 Mayıs’ın devrimci mücadele içinde katledilen tüm devrimcileri anma ve mücadelenin bütün olarak muhasebesinin yapıldığı bir gün olageldiği belirtildi.

Denizlerin Türkiye’deki adaletsizliğe karşı değil, dünyanın neresinde bir zulüm varsa ona karşı durduğu aktarılan açıklamada, “O henüz yirmili yaşlarında, emperyalizme direnen Filistin halkının yanında savaştı. Çünkü o biliyordu: Zulüm her yerde aynıydı, direnmek de devrimci olmanın gereğiydi” denildi.

Açıklamada, “50 yılı aşkın bir zamandır her 6 Mayıs’ta, “mücadele sürdükçe aramızda” olduğunu söylediğimiz Deniz, Yusuf ve Hüseyin ve onların şansında devrimci mücadele içinde hayatını kaybetmiş devrimciler artık yüz binlerce, milyonlarca işçinin, emekçinin de arasındadır! Denizler yaşadıkları dönemde başta eğitim olmak üzere kendi hayatlarında yaşadıkları gündelik sorunların çözülmesi için gençliğin kendi mücadele örgütlerini kurdular Bunu aynı zamanda emekçilerin yanında saf tutalar, insanca yaşanacak bir geleceği kazanmanın yolunun işçi grevlerinin, köylü mücadelelerinin parçası olmaktan geçtiğini bildiler. Bugün yaşıyor olsalardı, tıpkı 54 yıl önce yaptıkları gibi, Türkiye gençliğini karanlığa mahkum eden sermaye düzenine ve onun bugünkü siyasal temsilcilerine karşı mücadelenin en kararlı savunucuları olurlardı”  ifadelerine yer verildi.

Açıklamada “Yoldaşlarımızı unutmadık, unutturmayacağız. Çünkü onlar, bu halkın yüreğinde yaşıyor” denildi. Açıklamaya EMEP, TİP, CHP Fethiye İlçe örgütleri ve PSAKD Fethiye şubesi ve emekliler katıldı.

Milasda Üç Fidan Parkında yapılan açıklamada Denizlerin idam sehpasındaki kararlılıklarının mücadeleye ışık tuttuğu belirtilerek, “denizlerin yolu yolumuzu aydınlatıyor” denildi.


Gebze Emek ve Demokrasi Güçleri: “Mücadeleleri dalga dalga büyüyecek” 

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

Kent Meydanı’nda Gebze Emek ve Demokrasi Güçlerinin çağrısıyla bir araya gelen yurttaşlar, “Emperyalistler işbirlikçiler 6. Filo’yu unutmayın”, “Faşizme karşı omuz omuza” ve “Yusuf Hüseyin Deniz sürüyor sürecek mücadelemiz” sloganları attı. 

Gebze Emek ve Demokrasi Güçleri adına basın açıklamasını okuyan İnan Özdemir, “Onları bedenen aramızdan alanlar, savundukları fikirlerin dalga dalga büyüyeceğini hesap edemediler. Bugün ‘Üç Fidanımız’, sömürüye karşı başkaldıran her gencin bilincinde, grevdeki her işçinin sloganında ve emperyalizme direnen her halkın kavgasında yaşamaya devam ediyor” dedi. 

“Yolumuzu aydınlatmaya devam ediyorlar” 

“Denizler, sadece birer gençlik önderi değil, aynı zamanda tam bağımsız bir Türkiye idealinin, sömürüsüz bir dünya düşleyen emekçilerin ve halkların kopmaz kardeşliğinin en saf, en tavizsiz temsilcileriydiler” diyen Özdemir, “Onlar; 1969 yılının fabrika grevlerinden 15-16 Haziran’ın o büyük işçi direnişlerine, Anadolu’nun en yoksul köylerindeki toprak reformu mücadelelerinden üniversite işgallerine kadar nerede bir adaletsizlik varsa orada halkın en ön safında saf tuttular. Darağacına yürürken bile yüzlerinde en ufak bir tereddüt emaresi göstermeyen bu irade, bugün onları katleden karanlık düzenin aksine, fikirleriyle yolumuzu aydınlatmaya ve bizlere en zor anlarda bile pes etmemeyi öğretmeye devam ediyor” diye konuştu. 

“Onların emperyalizme karşı mücadele ruhuyla sesimizi yükseliyoruz” 

Denizlerin emperyalist ruhuyla mücadele ettiklerini hatırlatan Özdemir, “Onların emperyalizme karşı verdikleri o devrimci savaş, yalnızca bu toprakların değil, tüm dünya halklarının özgürlük arayışına Türkiye’den verilmiş en onurlu ve en gür sesti. Filistin’in kurtuluşu için bizzat cephede omuz omuza çarpışan, Amerikan emperyalizminin yerli iş birlikçilerine karşı 6. Filo’yu denize döken o kararlılık, ‘Tam Bağımsız Türkiye’ şiarının ne kadar somut bir karşılığı olduğunu tüm dünyaya kanıtlamıştır. Bugün bizler de dünya halklarının geleceğini tehdit eden, emperyalistlerin kanlı çıkarlarını koruyan bir savaş aygıtı olan NATO’ya karşı aynı bağımsızlık bayrağını taşıyor; ABD’nin ve İsrail’in Filistin ve İran halklarına yönelik saldırgan politikalarına karşı Denizlerin enternasyonalist ruhuyla sesimizi yükseltiyoruz” dedi. 

“NATO’nun topraklarımızdan defolması için mücadele edeceğiz” 

“Gebze Emek ve Demokrasi Güçleri olarak Deniz’lerin emperyalizme karşı verdiği devrimci mücadeleden aldığımız mirasla 7-8 Temmuzda Türkiye’de gerçekleşecek olan eli kanlı NATO zirvesine karşı mücadele edecek, zirveye giden süre boyunca NATO’nun toparaklarımızdan defolması için mücadelemizi yükselteceğiz” diyen Özdemir, “Buradan tüm Türkiye halklarını, kanlı bir savaş örgütü olan NATO’ya karşı mücadele etmeye, bu savaş örgütünü Deniz’lerin 6. Filo’yu denize döktüğü gibi topraklarımızdan atmaya çağırıyoruz. Bu tarihsel bilinç ve sarsılmaz inançla bir kez daha ilan ediyoruz ki; Yusuf, Hüseyin ve Deniz’in başlattığı bu büyük kavga bitmedi, onların idam sehpasındayken söyledikleri ‘Tam bağımsız Türkiye’ şiarı gerçekleşene dek mücadelemiz dalga dalga büyüyerek sürecektir” diye konuştu.


Çanakkale’de Denizler anması: “Tam bağımsız Türkiye mücadelesinin simgeleri” 

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

Çanakkale’de Denizlerin Mücadelesine Kitlesel Anma Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 54. yıl dönümünde Çanakkale’de düzenlenen yürüyüşle anıldı. 

Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla Golf Aile Çay Bahçesi önünde başlayan yürüyüş, İskele Meydanı’nda son buldu. Anma, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütlerinin katılımıyla son yılların en kitlesel 6 Mayıs etkinliklerinden biri olarak kayda geçti. 

“Yiğit evlatlar, idam sehpasında can verdi” 

Yürüyüşün ardından Emek ve Demokrasi Güçleri adına Cemal İlgün basın açıklamasını okudu. İlgün, Denizlerin mücadelesinin işçi sınıfı ve ezilen halkların mücadelesinde yaşamaya devam ettiğini vurgulayarak, “54 yıl önce bu gün Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan idam edilerek hayattan koparıldılar. İdam edilişlerinin üzerinden 54 yıl geçmiş olsa da; anıları halkın hafızasında taptaze durmakta, idealleri hepimizin ideali olarak yaşamakta, çocuklarımızın isimlerinde yaşamaktalar. 12 Mart askeri darbesi koşullarında, Sıkıyönetim Askeri Mahkemesince emir-komuta zinciriyle hukuk katledilerek, ‘Tam Bağımsız Türkiye’ mücadelesinin yiğit evlatları, üç fidan, hakkında idam cezaları verildi” dedi. 

“68 kuşağının öncüleriydiler” 

İlgün ayrıca, 68 gençlik hareketinin önder kadroları olan Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın akademik özgürlükler, bilimsel ve demokratik eğitim için mücadele ettiklerini şu sözlerle dile getirdi, “68 gençlik hareketinin önder kadroları, akademik özgürlükler için, bilimsel ve demokratik eğitim için üniversitelerde mücadele etmiş, kendi kaderini halkın, işçi ve emekçilerin kaderiyle birleştirmiş, işçilerin grev ve direnişlerine destek olmuş, geniş emekçi kesimlerin, ezilen halkların hak mücadelelerini örgütlemiş, Filistin halkının özgürlük mücadelesine katılmıştır.” 

“Tam bağımsız Türkiye mücadelesinin simgeleri” 

Üç Fidan’ın emperyalizme karşı mücadelede Amerikan 6. Filosu’nun ülkeden çıkarılması için büyük mücadele verdiklerini ve öncü olduklarını dile getiren İlgün, “NATO üslerinin kapatılması ve tam bağımsız, demokratik bir Türkiye hedefinin savunucusu olduğunu dile getirdi. Emperyalizm ve yerli işbirlikçilerine karşı Amerikan 6. Filosunun ülkeyi terk etmesi, NATO üslerinin kapatılması, tam bağımsız demokratik bir ülke mücadelesinin örgütleyicisi, sözcüsü olmuştur. Zap köprüsünü inşa ederek Kürt ve Türk halkının eşitliği, kardeşliği ve ortak geleceği için, fiziki ve simgesel anlamda çok önemli bir temel atmışlardır” sözlerine yer verdi. 

Demokratik kitle örgütü temsilcilerinin açıklamasının ardından anma sonra erdi.



Denizler Aydın’da anıldı

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

Aydın Efeler’de Emek Gençliği ve Emek Partisi 68 kuşağının önderlerinden Deniz, Yusuf, Hüseyin’ in katledilişlerinin 54. Yılında Emek ve Demokrasi güçlerinin katılımıyla Sevgi Yolu Milli Aydın Bankası önünde anmasını gerçekleştirdi. 

Anmada yapılan konuşmada Denizlerin mücadelesini kavramanın onların her adımda işçi sınıfı ve yoksul köylülükle kurduğu o kopmaz halk bağını anlatmak olduğu vurgulanan açıklamada; “1960’ların sonunda üniversite işgallerini işçi sınıfına hak arama mücadelesiyle birleştiren onlardı. Onlar 1968’de Amerikan 6. Filosunu Dolmabahçe’de halkın birleşik Öfkesi ile karşılaşırken, sadece yabancı bir orduyu değil, bu memleketin yoksul halkını mülksüzleştiren emeğimizi ucuza kapatan ve geleceğimizi iptotek altına alan tüm o köhnemiş sömürü düzenini o sularda boğmak istemişlerdi” denildi.

“Ezilen halkların yanındayız”

O gün Boğaz’ın sularına gömülen sadece çelik yığınları değil, bu memleketi emperyalizmin pazarı haline getirmek isteyen işbirlikçi zihniyetin ta kendisi olduğu ifade edilen açıklamada; “15-16 Haziran büyük işçi direnişinden aldıkları güçle sömürsüz ve sınıfsız birdünya hedefine ezilen milyonların olan ortak Kurtuluş programı haline getirdiler. Emperyalistler paylaşım savaşlarının dünyayı kan gölüne çevirdiği bugünlerde; Denizlerin bizzat Filistin kamplarına giderek Omuz Omuza çarpıştığı O enternasyonaalist ruhu kuşanıyoruz. Bir yandan İsrail ile kirli ticaretini sürdürüp diğer yandan halka sahte gözyaşı satanların ikiyüzlülüğünü teşhir ediyoruz. Siyonist çetenin ve Emperyalist ağababalarının yalnızca Filistin’ i değil Lübnan’ı ve İran’da hedef alan, tüm bölgeye ateşe atan işgal ve savaş politikalarına karşı ezilen halkların yanındayız” ifadelerine yer verildi.

“NATO’ dan çıkılsın,tüm emperyalistler derhal kapatılsın”

Türkiye’de gerçekleştirilen NATO zirvesinin, emperyalizmin bölgedeki yeni katliam planlarının masaya yatırıldığı bir savaş konseyi olduğu belirtilen açıklamada şunlar söylendi; “Bizler bu kanlı zirveyi tanımıyoruz. Denizlerin 6. Filo’yu denize döktüğü o cüretle,54 yıl sonra aynı kararlılıkla haykırıyoruz. NATO’ dan çıkılsın,tüm emperyalistler derhal kapatılsın! Savaş bütçesi değil, halk için bütçe istiyoruz.”

“Denizlerin cesareti ile söz veriyoruz Bu memleketi holdinglerin kar kapısı olmaktan çıkarana dek halkın mücadelesi dinmeyecek! Denizlerin yarım kalan o büyük  sevdasını devrim ve sosyalizm şarkısını hep birlikte Tek Bir Yürek olarak söyleyeceğiz” denilen anma, Emek Gençliği’nden Işılsu ve Emir’ in Deniz,Yusuf ve Hüseyin’ in son mektuplarını okumasıyla anma sonlandırıldı.


Fındıklı’da “Üç Fidan” için fidanlar dikildi

Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor

Fındıklı Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla Fındıklı halkı, 6 Mayıs 1972’de idam edilen Türkiye devrimci hareketinin önder isimlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı anmak için Atatürk Parkı’nda toplandı.

“Üç Fidan” anısına üç fidan dikildi, daha sonra denize karanfiller bırakıldı.

Paylaş: