Yazboz Tahtası Haline Gelen Eğitim Sistemi Değişmelidir. Parasız, Bilimsel, Laik Eğitim Bir Haktır

Yazboz Tahtası Haline Gelen Eğitim Sistemi Değişmelidir. Parasız, Bilimsel, Laik Eğitim Bir Haktır

Milyonlarca öğrenci, yazboz tahtasına döndürüldüğü için kendilerinin ve velilerinin nasıl bir sürpriz ile karşılaşacağını önceden bilemediği bir öğrenim yılına başlıyor. Öğrencilerin ve velilerin maruz kalacağından artık hiç kuşku duymadığımız ihlallere ve haksızlıklara karşı gösterecekleri birlik ve dayanışmanın yanında olduğumuzu belirterek başarılar diliyoruz.

Sınav sorularının alenen çalındığı, sınav sistemlerinin yıl ortasında değiştirildiği, hangi öğrencinin nereye kayıt yapacağını bilemez hale geldiği, çocuğu için okul seçme özgürlüğü korunuyormuş gibi yapılarak istemeyen velilerin bile dolaylı ya da dolaysız imam hatiplere yönlendirildiği, ayrılan bütçenin her yıl biraz daha tırpanlanarak yurttaşların en temel haklarından biri olan yükün giderek daha fazla emekçilere yüklendiği eğitim sisteminin durumu artık kangrenleşmiş durumdadır.

16 yıldır bir yandan özelleştirmelerle okulları bir kâr alanı haline getiren, diğer yandan da Asım Nesli yetiştireceğiz diyerek öğrencileri devletin birer ideolojik nesnesi haline getiren siyasi iktidarın elindeki eğitim sisteminde, gençlerin bilimsel ve nesnel düşünme, soyutlama yapma yetenekleri körelmiş ve okullar bilgi birikimini yansıtan kurumlar olmaktan çıkarılmıştır. Şimdi de eğitim sisteminin başka hiçbir sorunu yokmuş gibi kız ve erkek öğrencilerin birlikte öğrenim görmesi anlamına gelen karma eğitim tartışmaya açıldı.

Eğitim sistemi nasıl işlediği bilinemez, yarın neye dönüştürüleceği kestirilemez bir süreç haline gelmiştir. Bir tek kişinin “kaldırın” demesiyle sınavların kaldırıldığı, Cumhurbaşkanının sözünün KHK değerinde görüldüğü koşullar sistemin bütün diğer kurumlar gibi esnekleştirilmesi anlamına gelir. Bu esnekleştirme de esasen parası olan varlıklı ailelerin çocuklarının istedikleri okullarda okuyabileceği, yoksul ailelerin çocuklarına da seçme şansı bırakmayacak biçimdedir. İstedikleri okullarda okuyabilenlere iktidar mensuplarının çocukları da dahildir. Eğitim sistemi böylece sınıf ayrımcılığının apaçık biçimde belirdiği, kar marjının yükseltildiği hizmet alanları haline getirilmiştir. Bu yetmezmiş gibi bir özel okul sahibi bakan olarak atanmıştır.

Ayrıca eğitim kadrolarının, öğretmenlerin siyasi tercihlerine göre elendiği, emeklerinin karşılığını alamadığı, soruşturma ve işten atma tehdidinin bir Demokles Kılıcı gibi başlarının üstünde sallandığı; performans ve rekabet sistemi yüzünden köreltici bir yarışa zorlandıkları eğitim öğretim kurumları, yoğun bir emek sömürüsüyle işletilmektedir. Bu uğurda eğitim kadrolarının örgütlendiği sendikalar üzerinde de baskılar artmıştır.

Bütün öğrencilerin parasız, bilimsel, laik eğitim hakkı esastır. Ayrımcılığa maruz bırakılan çocuklarımızın geleceğini iktidarın kendi politik çıkarlarına alet etmesine izin veremeyiz. Eğitim sisteminin nasıl işleyeceği sorununun muhatabı başta öğrenci velileri, öğrenciler, öğretmenler olmak üzere bütün eğitim kadroları ve bu konu herkesi ilgilendirdiği için bütün emekçilerdir.

Önümüzdeki öğretim yılının şimdiye kadar kuşa döndürülen bu hakkın kazanılması için sürdürdüğümüz mücadeleyi devam ettireceğiz. Öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve velilerin yanında olacağız.

Selma Gürkan
Genel Başkan

Paylaş: