Türkiye işçi sınıfı mücadele tarihinde kilometre taşlarından birini oluşturan 15- 16 Haziran büyük işçi direnişi üzerinden 46 yıl geçmiş olmasına rağmen emek dünyasının yolunu aydınlatmaya devam ediyor.
15- 16 Haziran sendika seçme özgürlüğü başta olmak üzere sendikal örgütlenme hakkına darbe indirmek isteyen emek düşmanı burjuva kapitalist bir hükümete ve patronlara karşı işçi sınıfımızın vurduğu ağır bir tokattır.
Bilindiği gibi dönemin Adalet Partisi hükümetinin alelacele meclisten geçirdiği yasal düzenleme işçilerin bu direnişi sonucu -Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilerek- çöpe atılmıştır.
Bugün işçi sınıfı ve emekçiler 15- 16 Haziran’ı doğuran nedenlere rahmet okutacak saldırılarla yüz, yüzedir. Kiralık işçilik yasası buna son örnektir. Şimdi sermaye ve hükümetin gündeminde kıdem tazminatı ve işçilerin ellerinde kalan son tarihsel kazanımlar vardır.
Gerçek olan şudur ki, işçi sınıfımız 15- 16 Haziran’ı aşacak bir mücadeleyle ancak bu saldırıları püskürtebilir, kaybettiği mevzileri sermayeden geri alabilir. Bunun için birleşmeye ve örgütlenmeye ihtiyaç vardır. 15- 16 Haziran konfederasyon ayırımına bakmaksızın işçilerin tabanda birliğini sağlayabildiği ve baştan sona işçilerin inisiyatifinde gelişen bir eylem olduğu için başarılı olmuştur.
Yeni 15- 16 Haziran’lara gerek vardır ve hükümet ne kadar saldırganlaşırsa saldırganlaşsın, sendika bürokrasisi işçileri bölen uğursuz rolünü ne kadar sürdürmeye çalışırsa çalışsın, işçi sınıfımız birleşe birleşe yeni Haziran’ları yaratacaktır. Burjuvazi ve onun siyasal iktidarları nasıl ki 15-16 Haziran’ı unutmamışsa, bu büyük direniş işçi sınıfının da hafızasındadır. Bundan şüphe duyanların, fazla uzağa gitmesine gerek yok, 2015 Mayıs’ındaki metal fırtınayı hatırlamaları yeter.
15- 16 Haziran’ı yaratan Türkiye işçi sınıfına selam olsun.
Selma Gürkan
Genel Başkan
